SURVİVOR’IN OLAY YARATAN İSMİ GİZEM KERİMOĞLU: “OYUNCULUKTA KENDİME SINIRLAR KOYMAM…”

Survivor 2016’nın en çok konuşulan isimlerinden biri o oldu… Başarısı ve güzelliği ile fark yaratan Gizem Kerimoğlu, şimdilerde oyunculuk yaparak ekranlara gelmeye hazırlanıyor. Projeleri değerlendiren ünlü isim Survivor’ın popülerliğe katkısını kabul ederken eklemeden geçmiyor: “Oyunculuk ile Survivor’u karıştırmamak lazım.” Oyunculuk eğitimleri ve yeteneği sayesinde kamera önüne çıkmaya hazırlanan Kerimoğlu, sınırları zorladığı yarışmanın ardından konu oyunculuktaki sınırlarına gelince profesyonelliğini vurguluyor: “kendime sınırlar koymam ama sadece pazarlama amaçlı, kadını metalaştıran sahnelerde de oynamam…” Önümüzdeki günlerde onu daha sık göreceğimize, adını ada ile değil oynadığı rollerle anacağımıza şüphe yok. Dipnot Tablet’in sorularını yanıtlayan Gizem’e teşekkür ederken, oyunculuk kadar Survivor da konuştuğumuz, adayı deşifre ettiğimiz röportajla sizleri baş başa bırakıyorum.

gizemkerimoglu (5)

Kadın futbolcu olmak zor değil mi?

Kadın futbolcu olmak zor değil, çünkü rakipleriniz hemcinslerinizden ibaret, bariz bir güç farkı yok. Yalnız Türkiye’de kadın olmak zor, dolayısıyla kadın futbolcu olmakta da bu engellerin birçoğu var. Fakat ben sporcu olmaktan ve kadın futbolu branşında yer almaktan hep gurur duydum ve duyacağım.

Üstüne bir de Survivor’da yarıştınız. Toplumun kadınlığa dair kalıplarıyla aranız pek iyi değil yanılmıyorsam?

Bahsettiğim gibi, kadın olarak yaşamak üzerine toplumumuzda bazı tabular var. Esasen günümüz toplumlarının büyük bir çoğunluğunda bu tabular veya belirli kalıplar mevcut, ülkemizde ise biraz daha fazla sadece. Örneğin bir kadının en yakın arkadaşı asla bir erkek olamaz diye bir düşünce hakim, oysa bence kadın erkek eşittir, yakın arkadaş veya dost olabilirler.

Merak ediyorum hiç topuklu ayakkabıyla fotoğrafınızı görmedim. Rahatsız ama feminen bu tür objelerle aranız nasıl?

Sporcu olmam veya zamanında futbol oynamış olmamdan kaynaklanan bir önyargı var, ama benim topuklu ayakkabılar veya şık kıyafetlerle de aram iyidir. Yeri geldiğinde elbette giymeyi severim. Fakat bu da kadınlara biçilen bir başka kalıp, kadınsanız her zaman feminenliği en uç noktalarda sergilemek zorundaymışsınız gibi bir düşünce hakim, ben buna karşıyım.

Çok güzel bir kadınsınız.

Teşekkür ederim.

Serenay Sarıkaya gibi tescilli bir güzele benzetiliyorsunuz.

Ben Serenay Sarıkaya’yı çok beğeniyorum. Seranay Sarıkaya’ya benzetilmek değil, bir başkasına benzetilmek de hoşuma gitmiyor. Kendim olarak anılmak isterim.

Adada makyajsız, bakımsız vs. görünmek bir kadın olarak sizi nasıl etkiledi?

Adadaki diğer şartlar gibi kişisel bakım ve temizlik eksikleri de kendi içinde zorluklar barındırıyordu. Ancak makyajsız ve bakımsız görünmek her şartta kendine güvenen biri olarak beni olumsuz olarak etkilemedi.

IMG_9109

GÜCÜMÜN SINIRLARINI ZORLAMAK İÇİN SURVİVOR’A KATILDIM

Adada kaç kilo verdiniz? Vücutta deformasyon olmadı mı?

6 kilo verdim. Oran olarak en fazla kilo verenlerden biriyim ama zaten atletik bir vücuda sahip olduğum için kilo vermem bedenimde bir deformasyona sebep olmadı. Kilo vermekten çok, yarışlardaki sakatlıklar, yaralar ve bereler vardı. Onlar da yavaş yavaş geçiyor.

Dönüşte toparlamak adına fiziksel veya psikolojik bir tedavi vs. gördünüz mü? O yokluktan ve mücadeleden sonra şehir hayatına alışabildiniz mi?

Yarışmadan çok iyi bir durumda döndüm, tedavi görecek bir durumum yoktu. Adadan önce düzenli spor yapardım, kaldığım yerden spora başladım, ekstra bir şey yapmadım yani. Ama evet, modern şartlara alışmak biraz zaman aldı. Mesela 1 hafta, 10 gün boyunca yatakta uyuyamadım, kalabalık yerlerde duramadım. Fakat bu, çoğu Survivor’ın karşılaştığı bir durum, gidenler bilir, sadece bana özel bir durum değil. Yavaş yavaş alışıyorsunuz, sonra bir bakmışsınız ki her şey eskisi gibi olmuş.

Survivor’a oyunculuk kariyeriniz için mi girdiniz?

Oyunculuk ile Survivor’u karıştırmamak lazım. Oraya giderek oyuncu olamazsınız, bunun için önce yetenek ve çok iyi bir eğitim lazım. Ben de bu yetenek var, eğitim için uzun bir süreç geçirdim ve bu eğitim kariyerim boyunca da devam edecek. Elbette popülerlik açısından Survivor’un büyük bir katkısı olacaktı ama ben en zor fiziksel ve psikolojik şartlardaki mücadele gücümün sınırlarını zorlamak ve bu gücü daha da geliştirmek için Survivor’a katıldım.

Sınırları zorlayan bir kadın olarak oyunculukta sınırlarınız olacak mı?

Kendime sınırlar koymam, ancak bu, içinde bulunacağım projenin ciddiyetine ve bende hissettirdiklerine göre değişir. Sınırlarımı zorlamam gereken sahneler sadece pazarlama amaçlı ve kadının bir meta olarak gösterilmesi üzerine ise buna sıcak bakmam. Sırf daha fazla izlenmesi için yazılmış, çizilmiş sahneler çok günümüzde.

Survivor’a katılma süreci nasıl gelişti?

Survivor’a katılmayı daha önce de istiyordum, son olarak All Star sezonu ardından “Bu sefer başvuracağım” dedim ve yüzbinlerce kişi gibi başvurumu yaptım. Sonrasında elemelerden ve mülakatlardan birer birer geçtim. Stresli bir süreçti ama her aşama benim için çok güzel ilerledi ve kendimi adada buldum.

IMG_9117

ADADA TUVALETİMİZİ KUMA YAPTIK!

Adayla ilgili en büyük şaşkınlığınız ne oldu? Gitmeden önce aklınızda bir fikir vardır diye tahmin ediyorum…

En büyük şaşkınlık tuvaletimizi kuma yapmak zorunda olmamız oldu (Gülüyor). Buna alışmak biraz zaman aldı. Elbette gitmeden önce ada yaşantısına dair düşüncelerim vardı, zor olacağını biliyordum ve gerçekten zordu. Açlık, fiziksel ve hijyenik şartlar, hepsi zordu ama üstesinden gelinebilirdi, geldim de. Fakat özlem, bunun üstesinden gelmeye çalışmak hepsinden daha zordu.

Survivor sizi nasıl değiştirdi?

Adadan dönünce geride bıraktığım hayatıma kaldığım yerden devam ettim. Ama olaylara bakış açım, vizyonum, sabrım, anlayışım, kontrolcü gücüm ve en önemlileri kalp gözüm ve şükretme duygum çok ama çok daha güçlü artık. Kendimi Gizem Kerimoğlu’nun bir üst modeli olarak yenilenmiş hissediyorum ve daha olgun bir şekilde hayatıma devam ediyorum.

Gizem Kerimoğlu” denince nasıl, hangi sıfatlarla anılmak istersiniz?

Ben önyargıları, hayata ve insanlara dair kalıpları olmayan bir kişiyim. Herkese eşit yaklaşırım, sevgimi esirgemem. Bu sayede de hayatıma maddiyattan çok tecrübe ve değer kattım. Önyargılardan uzak, farkındalık dolu, kaliteli bir yaşam sürmeye de devam edeceğim.

Sizin için “delikanlı kız” diyen de var, “yancı” diyerek eleştiren de… Yorumlara cevabınız ne oluyor?

Bu eleştiriyi kesinlikle kabul etmiyorum. Koyun gibi sürünün peşine takılmaktansa kendi doğrularımla hareket ettim. Yanında bulunduğum kişinin hiçbir önemi yok, aynı hakaretler, aynı terbiyesizlikler benim de bulunduğum bir ortamda her kime yapılırsa yapılsın ben yine onun yanında olur, tepkimi koyardım. Kaldı ki o çirkince tavırlar defalarca bana karşı da sergilendi. Böylesine seviyesiz ve terbiyesiz davranışta bulunanların yanında olmak bana yakışmazdı, benim karakterime ters. Bunu bir yandaşlık olarak düşünen herkesin aklından şüphe duyarım.

O TAKIMDA OLMAM PERFORMANSIMI ORTAYA KOYMAMA ENGEL OLDU!

Adadaki en büyük pişmanlığınız nedir?

Hiçbir şeyden pişman değilim, örneğin aynı çirkinliklerle tekrar karşılaşsam yine aynı tutumları sergilerim. Yalnız keşke daha terbiyeli, daha insancıl, daha önyargısız bir takımda yer alsaydım diyorum. Benim tercihimde olan bir konu değildi ama o takımda yer almak performansımı ortaya koymaktaki en büyük engeldi.

Siz karar verecek olsanız yarışmanın birincisi kim olurdu? Kim birinciliği hak etmişti, neden?

Daha önce de birçok defa belirttim. Birleşmeden sonra adada kalan herkes birinci olabilecek güce sahipti. Fakat asla kazananın gönüllüler içinden olmasını istemedim, ben olmadıktan sonra gönüllüler hariç kim kazanırsa kazansın bence hak etmiş olacaktı.

Survivor’ın enlerini yapmanızı isteyebilir miyim? En huysuz, en sevimli, en dedikoducu, en hırslı gibi…

Yarışma içinde zaten enler ortada idi. Tekrar benim dile getirmeme gerek yok. (Gülümsüyor)

Sizden bir ünlüler takımı yapmanızı istesem, Gizem Kerimoğlu Survivor’da kimleri görmek ister?

Aklıma ilk gelen hayranı olduğum Lana Heady. Sonra Chris Evans olabilir mesela. Işıl Alben veya Eda Erdem de olabilir. Ama dediğim gibi bu isimler şu anda aklıma gelenler. Tuğba Özay ve Yunus Günçe ile de aynı takımda bulunmak güzel olurdu.

Yeni projeleriniz var mı?

Döndükten sonra birçok proje üzerine görüştük ve görüşmeye devam ediyoruz. İçime sinen, benim için en doğru ve en iyi olabilecek tercihi yapmak için menajerim Altan Gördüm ile yoğun bir şekilde çalışıyoruz.

Röportaj: Gizem Merve Kaboğlu – Dipnot Tablet Dergi / Temmuz 2016

KANIT ATEŞ ÜSTÜNDE’NİN BAŞROLÜ BAŞAK GÜRÖZ: “ASYA İLE MİZACIMIZ ÇOK FARKLI”

Kanal D’nin iddialı projesi Kanıt Ateş Üstünde’nin başrolü Başak Güröz, oyunculuk kariyerini, ilk dizi projesini Dipnot Tablet okurlarına anlattı. Heyecanı ve neşesiyle dikkat çeken genç oyuncunun işine olan tutkusu ise adeta gözlerinden okunuyordu. Dizi başlayalı birkaç hafta olmasına rağmen şimdiden fan kitlesi oluşan Güröz’ün başarısının sırrı sanırım biraz da ekrandan, fotoğraflardan ve röportajın satır aralarından dahi sızan pozitif enerjisi… Siz ne dersiniz?

Hakkınızda bildiğimiz tek şey Antalyalı ve 25 yaşında olduğunuz. Nereden gelip nereye gidiyorsunuz, biraz konuşalım mı?

1991 yılında Antalya’da doğdum. Annem Antalyalı, babam Bulgaristan göçmeni. Liseyi Antalya Bileydi Anadolu Lisesinde okudum.

 İktisat mezunu olduğunuzu duydum, oyunculuğa geçiş nasıl oldu?

Aslında Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü mezunuyum. Çocukluk yıllarımdan itibaren sahnede olmayı hep çok sevdim. Üniversitede okurken Antalya Büyükşehir Tiyatrosu bünyesinde yer alan İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarının sınavlarına girdim ve kazandım. Bir yandan üniversiteye devam ediyordum bir yandan konservatuvarda eğitim alıyordum.Konservatuvardaki hocam Antalya Büyükşehir Tiyatrosunda sahnelecek bir oyun için beni önermiş böylelikle bende oyuna dahil oldum. Yine konservatuvar ve tiyatro işbirliğiyle aynı sezon bir oyun daha sahneledik. Üniversiteden mezun olunca İstanbul’a taşındım burada Akademi 35,5’ta eğitim almaya başladım ve çok değerli hocalarımdan eğitim alma şansı buldum. 2015 yılında çeşitli markaların reklamlarında oynadım.Şimdi de Kanıt Ateş Üstünde dizisinde Asya olarak karşınızdayım. (Gülüyor)

Bas¦ğak 8

FUTBOL DA OYNADIM PRENSES MASALLARI DA OKUDUM

Prenses masalları ile büyüyen çocuklardan mıydınız, yoksa sokakta haylazlık yapanlardan mı?

Aslında ikisinden de biraz diyebiliriz (Gülüyor) Haylaz bir çocuk değildim ama arkadaşlarımla sokakta futbolda oynadım, eve geldiğimde prenses masalları da okudum.

Babanız siyah kuşak kareteciymiş…

Babam siyah kuşak tekvandocu (Gülüyor)

Pardon… (Gülüyor) Mesela Başak’ın bilmediğimiz böyle yetenekleri var mıdır?

Ben de dönem dönem gitar, tenis ve Latin dansları eğitimleri aldım.

Babanızın yetenekleri de sizin kadar meşhur, Türkiye’nin en iyi pasta şeflerinden biri… Sizin yemekle aranız nasıl? 

Ben yemek için yaşamıyorum daha çok yaşamak için yiyorum ama her çeşit tatlıyı çok severim (Gülüyor)

İzleyici neden Kanıt Ateş Üstünde dizisini tercih etmeli?

Projemizde her karakterin farklı derinlikleri var. Bunun yanı sıra her bölümde farklı olaylar ve hayatlar inceliyoruz. Çok güzel bir ekiple ve samimi duygularla inandığımız bir iş yapıyoruz.

Teklif gelince ne hissettiniz? 

İlk okuduğum andan itibaren Asya’ya çok inandım. Beni çok heyecanlandıran bir karakter. Hayat onun için kolay olmamış, erken yaşta ailesinin sorumluluğunu almış, ailesi her şeyi. Kalın duvarları var fakat zamanla kendi de bu duvarların içindeki Asya’yı keşfedecek.

Polisiye merakınız var mıdır?

Aksiyon içerikli filmler izlemeyi severim şu an da böyle güzel bir işte olmak beni çok mutlu ediyor.

Bas¦ğak 2

ASYA GÜNLÜK HAYATIMIN BİR PARÇASI OLDU

Silah tutmak zor olmalı. Dizi için özel bir çalışmanız oldu mu? 

Karakterim mesleği konusunda çok donanımlı ve iddialı; bu nedenle kapsamlı bir araştırma yapmam ve onun günlük hayatını kendi bedenime kabul ettirmem gerekiyordu. Role seçilme sürecinde de Asya nasıl düşünür, nasıl yürür, olaylara nasıl tepki verir sorularını kendi içimde çok aradım. Dışarıya çıkıp Asya şu an burada ne yapar diye sordum mesela kendime. Çekimlerle birlikte Asya günlük hayatımın ayrılmaz bir parçası oldu. Karşılaştığım herhangi bir olay karşısında “Peki, Asya ne yapar” diyorum.

İlk rolünüz ve başrol… Role kabul edilme süreci nasıl oldu peki?

Projemizin Casting Direktörü sevgili Ebru Kavak Erbay karakterin tipolojik özelliklerini göz önünde tutarak, menajerimin yapmış olduğu sunumdan beni görüp deneme çekimine çağırdı ve çok güzel geçen görüşmelerin ardından projeye seçildim ve yönetmenliğini Abdullah Oğuz’un yaptığı Kanıt Ateş Üstünde dizisinde Asya karakteriyle karşınızdayım. (Gülüyor).

Okumaya devam et KANIT ATEŞ ÜSTÜNDE’NİN BAŞROLÜ BAŞAK GÜRÖZ: “ASYA İLE MİZACIMIZ ÇOK FARKLI”

EKRANLARIN YENİ ROMANTİK PRENSİ EKİN MERT DAYMAZ: “BİRİNE AŞIKSAM ASLA ALDATMAM, ALDATMAK ADİLİKTİR”

Adını Çilek Kokusu ile başroller arasına yazdıran, şimdilerde yazın iddialı dizilerinden Hayat Sevince Güzel ile izleyicilerle buluşan Ekin Mert Daymaz Dipnot Tablet’in sorularını yanıtladı. Best Model derecesi ile sektöre adım atan Ekin, karizmatik duruşu ve oyunculuğuyla ekranların yeni romantik prensi lakabını hak ediyor. Genç oyuncuyla Hayat Sevince Güzel’i, oyunculuğu ve aşkı konuştuk. Aldatmakla ilgili demeci gündem yaratan oyuncu, tartışmaya da son noktayı koydu; “aldatmak adiliktir.”

IMG_3802

ZOR ZAMANLARDA “HAYAT SEVİNCE GÜZEL”

Hayat Sevince Güzel’ hayatına nasıl girdi?

Kafamın karışık olduğu bir dönemdi. Bir çok senaryo okudum ve aralarında ki en renkli iş ve benim için en iyi olduğunu düşündüğüm karakterdi Savaş. Kadrosu çok iyi tecrübeli bir çok isim var. Hem oynayıp hem öğrenebileceğin bir proje. Güzel de bir başlangıç yaptık. Umarım böyle devam edecek.

Okumaya devam et EKRANLARIN YENİ ROMANTİK PRENSİ EKİN MERT DAYMAZ: “BİRİNE AŞIKSAM ASLA ALDATMAM, ALDATMAK ADİLİKTİR”

ONUR HAFTASI’NA ÖZEL: DİZİLERDEKİ LGBTİ KARAKTERLER

20-26 Haziran itibarıyla 24. İSTANBUL LGBTİ Onur Haftası başlıyor. Bu sene de LGBTİ hareketi, temsiliyeti ve kimliği üzerine paneller düzenlenecek. Konu çerçevesinde etkinlikler, atöye, söyleşi, gösterim ve sergiler de izleyicilerle buluşacak. Ben de bu hafta yerli ve yabancı dizilerin LGBTİ karakterlerinden bahsedelim istedim. Haftaya yakışır bir izleme listesi yapmak isteyenler önerileri dikkate alabilir.

FEMİNEN VE ASEKSÜEL KARAKTERLER

kiralık aşk koray

Ülkemizde ekranda gay karakterlerin açık temsiliyeti ekranda ceza vesilesi. Son olarak Kılıç Günü dizisi bu sebeple ceza almıştı. Cezalar artıkça dizilerde ibreler daha karikatür, feminen ve aseksüel eşcinsel tiplere döndü. Romantik komedi dizilerde, Kiralık Aşk’ın Koray karakteri ve Kiraz Mevsimi’nin Olcay’ı feminen tavırları ile gay olarak algılandı. Diziler içinde hiçbir aşk ilişkisi ile gündeme gelmeyen karakterler herkesin bildiği ama dile getirmediği kimlikleri ile ekranda görünür oldu. Kiraz Mevsimi’nde Olcay’ı canlandıran Nezih Cihan Aksoy’un 2014 yılında Dipnot Tablet’e verdiği röportajda da karakterin cesaretinin altını çiziyordu: “Gündelik hayatta çok olmasına rağmen dizilerde LGBTİ bireyleri görmüyoruz. Bu açıdan Kiraz Mevsimi’ni ve oynadığım karakteri cesur buluyorum.” Cesaret vurgusunun nedeni ise TV dünyasında yaşanan eski tecrübelerdi. Mükemmel Çift dizisinde Yiğit’i canlandıran Tuğrul Tülek de ekranlarından en sempatik gay karakterlerinden birine can veriyordu. Dizinin ömrü uzun olmasa da bu rol nedeniyle başarılı oyuncunun TRT Çocuk’ta sunuculuğunu üstlendiği programla yollarının ayrıldığı açıklanmış, Tülek bu haberi, Twitter’dan “Mükemmel Çift dizisinde gay bir karakteri canlandırdığım için 1,5 yıldır TRT Çocuk’ta sunduğum programdan çıkarıldım. Hem de yayına son 5 dakika kala çıkan jet bir kararla! Yorum yok” sözleriyle duyurmuştu. Bu tür kötü deneyimler mevcut olsa da dizilerde akılda kalan ve umut ışığı yakan pek çok iş de ekranda yer edindi.

Okumaya devam et ONUR HAFTASI’NA ÖZEL: DİZİLERDEKİ LGBTİ KARAKTERLER

BU YAZ EKRANDA “AŞK” VAR

Yaz geldi, ekranlar şenlendi. Her kanalda bir romantik komedi bolluğu var ki sormayın… İyisi de var kötüsü de elbette. Öne çıkan projeler ise şöyle:

no309

TEK GECELİK “AŞK” OLUR MU?

“Türk halkı bunu sevmez” klişelerinin başında gelir… Hatta RTÜK’ün “aşksız seks” gerekçesiyle verdiği ceza bile TV tarihinde bulunur. Tabularımızı yıkma vaktimiz geldi dedirten iş ise NO:309 oldu. Furkan Palalı, Demet Özdemir ve Sumru Yavrucuk’un başrollerini paylaştığı dizi, hatırlamadıkları bir gece sonrası hamilelik ile birbirlerine bağlanan iki genci konu alıyor. Hamile olduğunu anlayan kadın, o geceki zengin adamı buluyor ve evlilik yolunda adımlar atılırken fakir kız-zengin oğlan çatışması hikayeyi besliyor. Kore uyarlaması olan dizinin en büyük handikapı ise Furkan Palalı’nın imajı. Dizi özellikle Sumru Yavrucuk’un performansı ile öne çıkarken, eğlenceli sahneleri ile yaz için keyifli bir seyir alternatifi oluşturuyor.

Tek bir uyarıda bulunabilirim, Furkan Palalı ekrandayken renk ayarlarıyla oynamayın, röfleli saçları ve renkli kıyafetleri stil gereği… İddiam o ki erkek başrol bu stilde olmasaydı dizi daha yüksek reyting alabilirdi, belki yol yakınken değiştirirler tabii… İnşallah… Umarım öyle olsun.

yüksek sosyete

2016 YAZININ KİRALIK AŞK’I BU DİZİ OLACAK

Geçtiğimiz yıl malumunuz Kiralık Aşk ortalığı kasıp kavurmuş, sezon boyunca da başarısını sürdürmüştü. Bu yılın bence en parlak işi ise Yüksek Sosyete. Başrollerini Hazar Ergüçlü ve Engin Öztürk’ün paylaştığı dizi rakiplerinden depar atarak sıyrılıyor. Senaryosuyla ayrışan projede Yazı Odası ve Pınar Bulut imzası bulunuyor. Dizinin genel hikayesi zengin kız fakir oğlan aşkı üzerine ancak tam tersiymiş gibi davranılıyor. Zengin kızımız hayatının aşkını bulmak ve ailesinin ihtişamlı hayatından uzaklaşmak için bir fala inanıp markette fakir biri gibi işe giriyor, fakir oğlanımız ise en yakın arkadaşının işlerini toparlamak için marketin patronuymuş gibi onun yerine geçiyor. İlk bakışta romantik komedi türünün içindeki klişeleri sıklıkla bulunduran dizinin en önemli ayrıntısı ile karakterlerin her birinin altının doldurulması. Diziyi izlerken Zuhal Olcay’ın canlandırdığı Süreyya Hanım’ın hezeyanları derinden hissettiğimiz, Cansu’nun aşk arayışı ve sevgi açlığını gözlerinden okuduğumuz doğrudur.

Yüksek Sosyete ilk iki bölümü ile 4 reyting üzerinde yer alarak yeni başlayan diziler arasında görece yüksek bir izlenme oranına erişti. Eminim daha da yükselecektir, “bu yaz bir diziye takılayım” diyenlerdenseniz perşembe akşamları Star tv’de yayınlanan Yüksek Sosyete’ye bakabilirsiniz. Bence bu yazın en iyisi…

şahane damat

ŞAHANE DAMAT’IN NERESİ ŞAHANE?

Yapımcı ve kanalın nasıl onay verdiğini anlayamadığım dizi ise Şahane Damat oldu. Karşı çıkacak tek bir izleyici olduğunu bile sanmıyorum ki, bu proje sezonun en kötüsü. Espriler bayat, başroller dahil hepsi tip düzeyinde derinliksiz, geleneksel ayağı oluşturan aile tamamen karikatür. Burcu Özberk ve Ali Ersan Duru birbirlerine ne kadar yakışırlarsa yakışsınlar, bu projenin yürümesine imkan yok. İlk bölümü 2,71 reyting alan dizinin bence bu izlenme oranına bile şükretmesi gerek. Salı akşamları Star tv’de görücüye çıkan proje için ben bir umut göremiyorum, sanırım yazın ilk kaybı bu dizi olacak. Zira ölü doğdu…

aşk laftan anlamaz

BU OYUNCUYA DİKKAT EDİN!

Dört yanımızın aşkla çevrildiği şu sıcak yaz günlerinde Burak Deniz ve Hande Erçel’in başrollerini üstlendiği Aşk Laftan Anlamaz ise bizi Show tv ekranlarında karşılıyor. Çarşambaları yayınlanan dizi, romantik komediler içinde büyük bir fark yaratamasa da, temiz bir anlatım ve eğlenceli bir yaz dizisi olarak sınıflandırılabilir. Oyunculuk performansları ile beğeni kazanan dizi, hayranları ile sosyal medyada gündem yaratan Hande Erçel’in başarısını perçinlerken bizlere, yeni bir jön geldiğini de müjdeliyor. Burak Deniz’in gençlik dizilerinden sıyrılıp, iş adamı rolü ile ekranlara geldiği dizi önümüzdeki sezonun drama projesinin başrollerinden birini açıklıyor şimdiden. Bu adama dikkat edin, Kadir İnanır’ı andıran bakışları ve başarılı oyunculuğuyla Burak Deniz önümüzdeki günlerde çok konuşulacak.

Hayat-Sevince-Güzel-fotoğrafları

BU YAZIN EGE KOMEDİSİ HAYAT SEVİNCE GÜZEL

Beklenen Hanım Köylü’nün öne çıkmasıydı ama olmadı. Her yaz Ege Komedisi denince adlarından başarıyla söz ettiren ekibin işi bu kez tutmadı ve bayrağı Limon Film’in projesi Hayat Sevince Güzel devraldı. İki kardeşin köylü bir kıza aşkını konu alan dizi doku olarak beni Tatlı Dillim filmine götürüyor. Başrollerinde Ekin Mert Daymaz, Algı Eke ve Burak Çelik’in rol aldığı proje Pazartesi akşamları Fox ekranlarına geliyor. Ege komedisi sevenlerdenseniz göz atabilirsiniz, ekranda şiveye ben pek ısınamasam da dizi meraklılarının gözdesi olmuş durumda.

BODRUM MASALI SÜRPRİZ YAPABİLİR

Henüz yayın tarihi netleşmeyen Kanal D’nin yeni dizisi Bodrum Masalı ise zenginken bir anda tüm mal varlığını kaybeden bir ailenin Bodrum’a dönüşünü ve eski defterlerin açılmasını anlatıyor. Hem genç hem de orta yaşlı karakterler üzerinden iki farklı aksın işleyeceği proje bana Medcezir’in ve Güneşi Beklerken’in dinamiklerini hatırlatıyor. Daha önce Acı Aşk’taki performansı beğeni toplayan Alperen Duymaz’ı bu projede izleyeceğimizi hatırlatmak istiyorum. Dizinin diğer başrolleri arasında Timuçin Esen, Şevval Sam ve Murat Aygen yer alıyor. Dizinin Güneşi Beklerken gibi bir dalga yaratma ihtimali hiç az değil…

Bu yaz toplam 13 yaz dizisi izleyiciyle buluşuyor. Elbette hepsini tek tek yazmak mümkün değil. Diğer projelerden kısaca bahsedersek, Seviyor Sevmiyor çarşamba akşamları atv ekranlarında daha çok genç izleyiciler için bir seyir alternatifi oluşturuyor. Zeynep Çamcı’nın sempatikliğinin öne çıktığı dizinin müziklerine özellikle kulak kabartmanızı öneririm. atv’nin yeni başlayacak dizilerden Rengarenk’i ise not düşmenizi öneririm. Ünlü bir kadın ve sıradan bir erkek üzerine işlenen hikaye, Kaçak Gelinler’den hatırladığımız yönetmenleri Kerem Çakıroğlu ve İnci Ahıska Balabanoğlu’nun rejisiyle başlamadan merak uyandırıyor. Dizide Selin Şekerci ve Kaan Taşaner başrolde.

İyi seyirler…

Resme, Fotoğrafa, Televizyona ve Sinemaya Bakışınızı Değiştirecek Belgesel

John Berger’in Görme Biçimleri kitabı fotoğrafçılar, sinemacılar, sanatla ilgilenenler arasında meşhurdur… Özellikle semiyoloji merakı olan okurların kütüphanesinde muhakkak bulunur. Kitabı her kitabevinde bulabilirsiniz, benim hatırlatmak istediğim ise yazarın bir de BBC Four ekranlarına gelen bir belgeselinin bulunduğu. 4 bölümden oluşan belgesel, sizlere kitapta anlatılanları görsel örneklerle sunuyor. Konuya merakınız varsa bakın derim zira, bu kısacık belgesel resme, fotoğrafa, televizyona ve sinemaya bakışınızı değiştirecek.

Bu yazının yazıldığı tarihte 4. partın henüz youtubeda olmadığını, eklendiğinde buraya da link vereceğimi belirtmek istiyorum :)

İyi seyirler…

 

DİZİDE HAYATININ AŞKINI ARAYOR, KENDİSİ SONSUZ AŞKA İNANMIYOR HAYATIMIN AŞKI’NIN YILDIZI HANDE DOĞANDEMİR

Rol aldığı her dizi sosyal medyada gündem yaratıyor… Özellikle romantik komediler ile son dönemde yıldızı parlayan oyuncu Hande Doğandemir’i yakından tanımak ister misiniz? Kıvırcık saçları ile sempati uyandıran, rol aldığı reklam filmindeki seksi duruşu ile “nereden tanıyoruz” diye düşündürürken Güneşi Beklerken ile yıldızlaşan oyuncu, şimdilerde Hayatımın Aşkı dizisi ile ekranda boy gösteriyor.

5721f5ba4967830db80d419d

Kaç yaşında dediğinizi duyar gibiyim, 22 Kasım 1985 tarihinde Ankara’da dünyaya geldi ünlü oyuncu. Yay kadınının özgür ruhunu enerjisinden anlamak mümkün. Annesi bir kamu kurumundan, babası ise bir bankadan emekli olan Doğandemir, ailesinin tek çocuğu ve elbette gözbebeği olarak büyütüldü. Lisans eğitimini oyunculuk üzerine almış değil, kendisi Ankara Üniversitesi Sosyoloji Bölümü mezunu. Eğitiminden kazandığı vizyon röportajlarının satır aralarında sık sık göze çarpıyor, duygusal olduğu kadar realist de bir kadın. Röportajlarında sık sık Ankara’dan bahseden genç oyuncu, kendisini de zaman zaman bu şehre benzetmeyi ihmal etmiyor: “Beni ben yapan en önemli noktalardan biri Ankara. O yüzden zaman zaman melankoliğimdir Ankara gibi.”

Okumaya devam et DİZİDE HAYATININ AŞKINI ARAYOR, KENDİSİ SONSUZ AŞKA İNANMIYOR HAYATIMIN AŞKI’NIN YILDIZI HANDE DOĞANDEMİR

EVLENDİRME PROGRAMLARINDA SEKS SKANDALLARI

Geçtiğimiz ay defalarca bu başlığı gazetelerde gördük. Farklı evlenme programları hakkında çıkan gelinlerin hamile olduğu haberleri, talibini arayan kişilerin samimi selfielerinin gazetelerde ifşası hep aynı başlıkla yer buldu “skandal”. Bu ay son günlerin TV gündemi haline gelen evlilik programlarındaki ilişkileri ve skandal manşetlerini ele almak istiyorum.

Okumaya devam et EVLENDİRME PROGRAMLARINDA SEKS SKANDALLARI

O HEM OYUNCU HEM YAZAR, ON PARMAĞINDA ON MARİFET : BALA ATABEK

Onu birçok diziden tanıyorsunuz, kitaplarına rastladığımda “röportaj yapmalıyım” dedim. Yazın dili ilham verici… Duygu kadar düşünce de uyandıran bir kalemi var. Oynadığı rollerden çok farklı biri olduğunu konuşmasından, seçtiği kelimelerden de anlıyorsunuz. Hayatla derdi olan bir insan Bala Atabek, insani dertleri olan bir oyuncu, şimdilerde insanlara yalnız olmadığını hatırlatan bir yazar. Aşkın niteliğini de tartıştık söyleşide, niceliğini de… Eğlence dünyasının güzellik baskısına da yer verdik satır aralarında, oyuncunun olması gereken donanımlarına da… Dolu dolu bir röportaj oldu. Sizleri bu hoş, gülümseten ve düşündüren röportajla başbaşa bırakıyorum. Eminim okuduğunuza memnun olacaksınız.

bala atabek kitapları
bala atabek kitapları

Okumaya devam et O HEM OYUNCU HEM YAZAR, ON PARMAĞINDA ON MARİFET : BALA ATABEK

MERVE SEVİ: AŞKTA AÇIK OLUNCA İNSANLAR SANA KOLTUK MUAMELESİ YAPIYOR!

Şeytanın Çocukları El Ebyaz, 3 Haziran itibarıyla vizyonda… Filmin başrol oyuncusu Merve Sevi ile filmi, oyunculuğu ve aşkı konuştuk. Karşımda oldukça olgun ve açıksözlü bir kadın buldum. Samimiyeti ve güler yüzü de dikkatimden kaçmadı. İlk defa bir korku filmi ile izleyici karşısına çıkan başarılı oyuncunun heyecanı gözlerinden okunurken, işe dair matematiksel bakışı profesyonelliğini göz önüne seriyordu. Ünlü oyuncu, iş konusundaki profesyonel bakışın ise aşk hayatında mümkün olmadığının, amatörlüğünün altını çiziyor: Aşkı çözemedim…

1463466453_eytan__n___ocuklar__

ŞEYTANIN ÇOCUKLARI FİLMİ İÇİN GEMİNİN KAZAN DAİRESİNE GİRDİM!

Bu filmi izleyiciler neden tercih etmeli?

El Ebyaz Şeytanın Çocukları, sadece cinli bir film değil, altında bir psikolojik dram yatıyor, bu beni çok heyecanlandırdı. Çok kısa sürede, çok ilginç lokasyonlarda ve çok güzel çekildi film. Bir sürü olmazın içinde güzel bir film oldu.

Sen bu karaktere neler kattın?

Herkes her şeyi aynı oynayamaz, her oyuncunun her role özgün bir yorumu oluyor. En büyük psikopatların sakin olmasından yola çıktım ben. Psikoloji üzerine çok okuma yapıyorum, bu merakımın Seda’ya çok katkısı olduğunu düşünüyorum.

Seni daha önce hiç izlememiş biri, senin oyunculuğunu daha iyi tanımak için bu filmden hangi sahneyi referans alabilir?

Hastane sahnesi var, özellikle onu izleyebilirler.

Okumaya devam et MERVE SEVİ: AŞKTA AÇIK OLUNCA İNSANLAR SANA KOLTUK MUAMELESİ YAPIYOR!