Bencil değil, bensizsiniz

Değişiyoruz. Aklımızın alamadığı dertlerin, sevinçlerin içinde çırpınıp duruyoruz. Eskiden konuşurduk şimdi, susuyoruz; ama yine aynı şeyleri düşünüyoruz. Önceden sivrilmeye çalışırdık, şimdi sivrilen yanımızı biz kemiriyoruz. Eskiden, en çok da çocukken, sevmediğimiz şeye burun kıvırırdık, şimdi bize her sunulanı alkışlıyoruz. Kurduğumuz cümlelerde barındırılan hakimiyetimiz zamanla kendini yanlışlayabilme payı kazandı. Kendinden emin konuşmalarımızın yerini, kendini değil çevresindekileri inandırma telaşı kapladı.
Eskiden vakit ayırdığımız şeyler bugün diğer zorunluluklar yüzünden ertelenmeye başladı. Gitgide yoğunlaştık, küçüldük üzerimize yığılan sorumlulukların yanında… Zamansız heyecanların yerini randevulu sürprizler, soluksuz koşmaların yerini mola saatlerine sıkıştırılmış sohbetler aldı. Eskiden biz zamanı harcardık, zamanla, o bizi harcamaya başladı. İstediğimiz saatte yaşamanın özgürlüğü yerini istediğin zaman dilimi arasına sıkışmaya bıraktı. Yoğun insanlarız, o kadar ki eski bize dönüp bakmak yerine, eski bizin gelip bizi bulmasını bekler olduk. ‘Ah… o günler’ diye iç geçirdiğimiz vakitleri; oturduğumuz yerden bekleme arzusu hareketsizliğimizi var etti. Hep yorgunuz, zaman dar, işimiz çok ve yalnızca bir tane ben olma kaygısı var herbirimizde. Siz kendinize yetmezken sizin olanların, sizinle yetinmesi ne kadar mümkün ki…
Unutmayı öğrendik zamanla. Geçmişi gereksiz ayrıntılardan süzüp öyle yerleştirdik hatıra defterlerlerimize. Hatıraların gereklisi, gereksizi oldu. O kadar işimiz vardı ki, gereksiz saydığımız hatıraları kapattık bir sandığa. Oysa hatıralar zaten gerekli olduğu için yaşanmaz ki… Bunu anlamamız bu koşuşturmanın içinde pek de mümkün olmadı tabi; çünkü çok yoğunduk. Hayal kurmamaya başladık, hayal kurmakla zaman kaybetmek yerine o hayali gerçekleştirebilme arzusuna kapıldık. Oysa adı üstünde hayaldi onlar ve işte bu yüzden mükemmeliyetçi olduk. Hayallerimiz hep mükemmeldir, ne kadar uğraşsak da mükemmel olamayacağımız için arsızlaştık. Daha çok hayal istedik, içinde tüketilmek, hayallerimizin içlerini tüketmek için. Artık hayal kurmaz olduk, başkalarının hayalleri içinde var olma heyecanı istedik. Bu kez de kendi isteklerimizi değil, başkalarının emirlerini önümüze koyduk.
Başkaları için yaşamaya başladık. Böyle bir süreç geçirdik işte. Uzun gibi görünse de her birinizin yaşı kadar bu yolculuk. Benim için 18 sene oldu. Ve inanın bu yolculuk bile beni çok yordu.Başkaları için gülümsemeye, ağlamaya, heyecanmaya başlayalı kendim için felç oldu zihnim. Bencilliğimizin yerini bensizliğimiz aldı. Şimdi başkaları için varız. Unutmayın siz artık bencil değil, bensizsiniz…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir