Siz yıllarca kandırıldınız…

Durup dururken çalan bir telefonun hayatınızı değiştireceğine inanabilir misiniz? Yanınızdan geçen herkesin, yanınızdan geçmesinin bir amacı olduğuna, peki o insanların bir gün hayatınızda varolabileceğine inanabilir misiniz? Adımınızı atarken yerde gördüğünüz sigara izmaritinin sahibinin biraz önce yanınızdan geçen bıyıklı adam olma ihtimalini kaç kez aklınıza getirdiniz? Veya ıslak çimentoda duran ayak izinin sahibi kim, bu 40 numara ayak izi hangi düzen bozucuya ait diye hiç düşündünüz mü? Olur olmaz yerlerde nereden tanıdığınızı hatırlayamadığınız; ama sürekli karşılaştığınız insanların kaderlerinizin bir yerlerine dokunduklarını hisseder misiniz?
Durup dururken çalan bir telefon hünüz hayatımı değiştirmedi, yanımdan geçen insanların yanımdan geçmesinin bir amacı olduğunu çok düşündüm ama henüz o amaçla rastlaşamadık, yerde gördüğüm izmaritin kime ait olduğunu düşünmektense nedendir bilinmez, ki ben kuru yapraklara da aynı muameleyi gösteririm, şiddetle onların üstüne basma eğilimi hissederim. Evimin yakınındaki durakta aynen öyle bir ayak izi bulunduğunu ve yaz ortasında kalın botlara ait ayak izini her gördüğümde içime sıcak bastığını dikkate alırsak, ayak izlerinin kime ait olduğunu düşünmekten çok yazın ortasında kışın ayak izlerinin varoluşunu görmenin, kışı hatırlamanın içimi ürperttiği anlarda neden yaz ateşini hissettiğimi daha iyi anlatmış olurum. Tanımadığım insanları her seferinde birbirine benzetme huyumun varolup olmadığını bilmiyorum; ancak eğer yoksa aynı yüzü bazen günde üç kez görmemin nedenini anlatamam, ancak şuna inanabilirim; belki de gerçekten hayatımızı değiştirenler sadece ayrıntılardır, ayrıntılarda olanlardır…
Belki paranoyaklık gibi gelecek; ancak düşününce haklı olabileceğim konusunda zihninizde kaygılar yaratacağıma eminim. Yüzbinlerce insan görmüş olmalısınız, tanıdık, tanımadık, güzel, çirkin, asi, sakin, uyumlu, huysuz, pısırık, dik kafalı, burnu büyük, sümsük… Bir de meslek dallarına göre ayıralım bu insanları; öğretmen, öğrenci, patron, işçi, müdür, memur, aktör, aktris, şarkıcı, şair, ressam, şoför, biraz daha değiştirelim, yanınızdan geçen kişi belki de katil, hırsız, dolandırıcıydı. Veya sizin beş dakika önce geçtiğiniz sokağa bomba koyacaktı, siz beş dakikayla kurtuldum derken; belki de o, o gün sizi seçmemişti, tercih edilmemenin ezikliği hiç bu kadar hayat kurtarıcı olmamıştı. Siz o gün sadece biraz daha sade giyinmiştiniz veya ona sırtınızı dönmüştünüz, vitrindeki o siyah takım tam da o an dikkatinizi çekmişti… Kurtulmuştunuz, yanınızdan geçen onca insandan kurtulmuştunuz…
Hayatımızı ayrıntılar kurar, onları biz yerleştiririz, siyah takımları sevmeniz tesadüf değildir veya sade giyinmeyi tercih etmeniz, kurtulmanızın mucize olduğunu açıklayamaz; adı üstünde o sizin tercihlerinizdir. Kasapta, manavda, fırında, iş yerinizde, okulda, evde belki de her gün selam verdiğiniz bakkalın yanında beş dakika daha fazla oyalansaydınız siz o mucizenin pek de mucize olmayan gerçekliğini tercih etmiş olacaktınız. Hayatlarımızı biz seçeriz, onun için mucize oldu, şans yüzüme güldü veya tesadüfün bu kadarı demeyin, kendi seçimlerinizi bu kadar üstün görüyorsanız diyebilirsiniz; ancak o zamanda kendinizi biraz fazla önemsediğinizi düşünebilirim, gerçekçi olun;o sonuçları sizler yaratıyorsunuz.
Size kötü haberlerim var: Durup dururken çalarak hayatınızı değiştirecek telefon tesadüfen sizin hattınıza düşmeyecektir, sizin numaranız bilerek tuşlanacaktır. Üzgünüm ama yerde gördüğünüz izmaritin yanınızdan geçen o adama ait olma ihtimali çok düşüktür veya şöyle düşünelim, belki de sizin işyerinizdeki toplantıya geç kaldığını geç anlayan aceleci bir beye aittir o izmarit. Islak çimentoya basan belki de sizin eve çağırdığınız misafirdir veya apartman yine toz toprak olmuş diye söylenmenize neden olan komşularınızın arkalarında bıraktığı toz toprak, o çimentonun parçalarıdır. Üzgünüm ama her gün gördüğünüz adamla ya işyeriniz, ya eviniz ya da alışveriz yaptığınız mağazalar aynı yol üzerindedir.
Ben de şu an olasılıklar üzerine konuşuyorum doğru; ancak içinde tasadüf barındırmayan olasılıklardan bahsediyorum. Şimdi bir daha hatırlayın dediklerimi, hayatınızı siz yönlerdirirsiniz. Yanınızdan geçenin katil olması bir ihtimaldir; ancak öldüreceği kişiyi bilmeyen bir katilin varlığı pek de olası değildir. Herkes adımlarını kontrollü atar, ne yapacağınız zaten saatler öncesinden bellidir. Hala şans diyerek kendinizi kandırmayın. Sizi yıllarca kandırdılar, özür dilerim biraz fazla gerçekçi olabilirim; ama daha fazla sorumluluk almalısınız. Her şey sizin omuzlarınızda, hayatınız bile… Siz, yıllarca kandırıldınız…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir