Yepyeni bir TV programı: Bakan, taksi şoförü olursa

Meclis Taksi adıyla TRTHaber’de yılın en yaratıcı formatlarından biri izleyiciye merhaba dedi. Ne büyük bir prodüksiyon maliyeti var ne de geniş bir ekran önü ekibi… Bahsettiğim programın “başrolünde” her hafta bir siyasi isim mevcut. Daha fazla meraklandırmadan anlatayım, Meclis Taksi adlı program bahsini açtığım.  

Meclis Taksi programı içinde her hafta bir siyasi isim politik kimliğini cebine koyup taksicilik yapıyor, araçtaki kamera hem siyasi ismin sürücülüğünü hem de yolcuyla diyaloglarını ekrana taşıyor. Kimi yolcu Bakan’ı tanıyıp konuyu siyasete getiriyor, kimi muhalefetin ünlü ismine “ek iş mi?” diye soruyor. Program günümüzün tebdil-i kıyafet uygulaması aslında. Kimliğini ifşa etmeden şoför koltuğuna oturan isimler bir süre sonra tanınıp “Evet ben oyum” demek zorunda kalıyor ama o ulaşılmaz isimler şoför koltuğunda olunca yolcu da “soft” konular ile pohpohlama faslına geçiyor.

TRTHaber’in Meclis Taksi programı içinde kimler şoför oldu diye sorarsanız ilk hafta Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, ikinci hafta ise CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin’i izledik takside. “Terör 1 gecede biter, bir harekata bakar” diyen yolcu da çıktı karşılarına, “Maaşlar yetersiz” diye dert yanan da. Her iki siyasi de gün sonunda “Halkı dinledik” sözleriyle programı kapattı. Format güzel ama aklıma takılan sorular da yok değil. Hadi başlayalım akla takılanlara…

Acaba hiç Bakan’a veya muhalefet partisinin gözde vekiline yergi içeren cümleler kuran yolcular olmuyor mu? Bu görüntüler acaba montajda mı çöpe gidiyor, yoksa yolcular ona göre cast olarak mı seçiliyor? Yoksa samimiyetinden şüphe duyduğum bu görüntüler gerçekten yolcuların sahici duygularını mı su yüzüne çıkarıyor?
Merakımı mazur görün… Makam aracıyla Meclis Taksi amblemli taksinin kapısına kadar gelen Bakan’ın taksiden inince “Halkın nabzını tuttuk bugün” demesi ne kadar inandırıcı? Son model makam aracının arka koltuğundan el sallayarak uzaklaşan Yazıcı’nın halkın nabzını tutmaktan ziyade birkaç saat “halka indiği”nin düşünülmesi kaçınılmaz. Çekimlerde bu ayrıntılara dikkat edilmesi gerekmez mi?

“Yolun ortasında durulmaz”, “kemerimizi de takalım”tadındaki mesajları politikacılarımızdan sık sık duyduk programda. Yahu, taksici raconu müşteriyle yediği trafik cezaları konuşmaktan geçmez mi? Ben mi hep yanlış taksicilere denk geldim… Bu fazla sosyal mesaj kokan dakikalar samimiyetten çok uzak kalıyor, eski trafik anılarını anlatan siyasileri izlesek hiç fena olmazdı halbuki. Tanrı yazarların varlığından dert yanan gazeteciler gibi hissettim kendimi ancak bu program vasıtasıyla tanrı şoförler diye bir kimlik yaratılacak bu gidişle…

Yapım ekibinin “Bu samimiyette siyasiyi nereden buluruz” sorusunu duyar gibiyim. Onun için de bir önerim var. Trabzon Şoförler Cemiyetine bağlı bir milletvekilimiz mevcut… Kendisi geçimini sağlamak için bir süre kamyonculuk yaptığını defalarca kürsüde dile getirdi, gazeteler için kamyoncularla geçirdiği vakite dair dosya hazırladı. Kendisinin partisini söyleyince TRT bu isme ne kadar sıcak bakacak şüphem var ama BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’den bahsediyorum.

Eğer bir hafta o koltuğa “O programa bu ismi çıkarmazlar” dediğim kişilerden birini çıkarırlarsa işte o zaman Meclis Taksi programı ve onun samimiyetine inanırım. Şimdilik iyi bir format, güzel bir iş demekle yetineyim…

Unutmadan Meclis Taksi, Pazar akşamları 20.20’de TRTHaber’de.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir