Tanem Sivar Dipnot Tablet Röportajı

O GEZGİN RUHLU BİR SUNUCU… İŞTE TANEM SİVAR’IN İSTANBUL’U

Pazar günleri “İki Kahve Arası” programıyla ekranlara gelen ve bize İstanbul’un keşfedilmemiş gezi rotalarını sunan Tanem Sivar ile İstanbul’u konuştuk. Ruhu gezgin sunucunun İstanbul’u, günlük alışkanlıkları ve Dipnot Tablet okurlarına özel mekan tavsiyeleri birkaç satır aşağıda… Televizyonun gülen yüzü Tanem Sivar’ın İstanbul’unu keşfetmeye hazır mısınız?

Tanem Sivar Röportajı
Tanem Sivar Röportajı

İki kahve arası Tanem ne yapar?
Güne her sabah kahve ile başlıyorum alışkanlık olarak ve genelde günün tum koşturmlarını iple çetiğim yorgunluk kahveme kadar sıkıştırıyorum.

Sizin için İstanbul’u anlatmaya değerli kılan nedir?
Tam bir İstanbul aşığı olduğumu söyleyebilirim. Her şeyi, insanları, koşturması ve hiç beklenmedik sürprizleri ile beni her gün tekrar tekrar büyülüyor. İstanbul’un asla bitiremezsiniz ve ben keşfetmeye doyamıyorum.

Pazar günleri için keyif rotaları çiziyorsunuz. Hatta ben de geçtiğimiz pazar sizin programda çizdiğiniz rota üzerinden bir Kuzguncuk gezisi yaptım :) Sizin pazar rotanızda neler vardır?
Benimde zevkine güvendiğim takip ettiğim bloglar, insanlar ve arkadaşlarım var. Genelde her pazar farklı bir kahvaltı noktası deneyip günün ve ruh halimin akışına göre kendimce ufak keşiflere çıkmaya çalışıyorum. İstanbul öyle bir şehir ki aynı sokak bir gün ara ile bambaşka bir ruh haline bürünebiliyor ve bunu yaşamayı seviyorum.

Bir röportajınızda “Kendi İstanbul’unuzu keşfetmekten” hoşlandığınızı söylemişsiniz. Biraz anlatabilir misiniz, sizin İstanbul’unuz nasıl bir yer?
Benim İstanbul’um mekanlar kadar dünyanın en büyük zenginliği olan insan keşfetmek üzerine kurulu aslında. Yok olmakta olan meslekleri icra eden ya da etmeye çalışan insanları tanımayı ve hayatımda tutmayı, İstanbul’u onlarla yaşamaya çalışıyorum. Çok değerli insanlar var çok özel, ruhu olan mekanlara sahip olan.

Hiç bilmeyen birine İstanbul’u anlatmak isteseniz nasıl bir cümle kurardınız?
Anlatamam görmen lazım derim sanırım…

TELEVİZYONDA CİDDİ BİR SÖMÜRÜ VAR

50’ye yakın ülke dolaştığınızı, Amerika’da doğduğunuzu ve ailenizin pekçok ferdinin halen farklı ülkelerde yaşadığını referans alırsak İstanbul’u sizin için “kürkçü dükkanı” kılan özellik nedir? Sadece milliyet bağının o ülkeyi sevmek ve yaşamak için şart olmadığını düşünüyorum…

Amerika eğitim ve ergenlik dönemimde kendimi keşfetmek için şahane bir deneyimdi ama ben insanı, kalabalığı ve samimiyeti çok seven ve özlemini duyan bir karakterim. Yanlızlığı ve fazla bireyselliği hiç bir zaman ruhuma sevdiremedim.

Amerika’da doğmuş biri olarak hala ABD’deki TV yayıncılığını uzaktan da olsa takip ettiğinizi varsayarak Türkiye’de televizyonculuk açısından ne tür farklar olduğunuzu düşünüyorsunuz?
Emeği en azda tutup kazancın en fazlasını bekleyen zihniyet artık azalıyor. Türkiye’de de hal hatır, arkadaş, akraba, tanıdık ilıiskileri gibi durumların yerini egitim, tecrübe ve farklı olmak almaya başladı, evet ama Amerika’da bu sektör bir yana genel olarak çalışana üretene ve yaratana çok daha fazla saygı var. Ne yazık ki Türkıye’de televizyonda ciddi bir sömürü -hem fiziksel hem duygusal- ve tesekkür ve lütfen konusunda çok cimri bir insan topluluğu var.

Biraz da hayal dünyasına dalalım istiyorum: Ben her kentin bir şarkısı olduğunu düşünür ve manzaralara bazı melodiler yakıştırırım… Siz hiç düşündünüz mü, İstanbul’un fonunda hangi şarkı çalıyor sizin için?
Bir Siya Siyabend parçası olsa gerek.

Programı izleyip ve röportajlarınızı okuduğumda “keşke bir de keşif blogu” açsa diye düşündüm. Anılarınızı, izlenim ve tavsiyelerinizi yazacağınız bir gezi platformu yaratmayı düşünmüyor musunuz?
2 aydır titizlikle üzerinde çalışıyorum. Umarım kısa zamanda hazır olacak ve çok teşekkürler…

DİPNOT TABLET OKURLARINA ÖZEL ÖNERİLER:

İstanbul’u karış karış gezen biri olarak Dipnot Tablet okurlarına “muhakkak gitmelisiniz” dediğiniz mekanlar nelerdir?

Eminönü Hicipoğlu şekerleme’den akide şekeri alın…
Balık pazarında Tunç Balık’ın füme somonu muhteşem
Yine balık pazarında 3 Yıldız Şekerleme’de harika reçeller var.
Tarlabaşı bit pazarı ve Üsküdar antikacılar Çarşısı’nı öneririm
Samatya’dan balık alışverişi ve balık çorbası öneriler arasında.
Çorlulu Ali Paşa Medresesi’nde türk kahvesi içmelisiniz.
Nuruosmaniye’de Fes Cafe’de günün yemeğini tatmalısınız.
Asmalımescit’te Alex de Coup de Grace görülmeli.

Röportaj: Gizem Kaboğlu

Dipnot Televizyon yazılarını ve çok daha fazlasını Dipnot Tablet dergide okuyabilirsiniz.

App. Store’dan iPad ve iPhone’nunuza ÜCRETSİZ indirmek 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir