Dünyada 75 Ülkede 400 Milyon Kişi Türk Dizisi İzliyor

Gün geçmiyor ki Türkiye yapımı diziler hakkında bir başarı haberi duymayalım… Geçen hafta 20 Dakika ve Karadayı dizilerinin Emmy’e davet aldığını sonrasında da Kurt Seyit ve Şura ile Kara Para Aşk dizilerinin Cannes TV Festivali’nde tanıtım yapacağı haberini aldık. Bundan yalnızca birkaç hafta önce ise Kanada’dan bir TV kanalı Türkiye dizileri üzerine bir belgesel hazırladığını bildirerek dünyanın dört bir yanında çekim yaptıkları belgesel için Türkiye’ye geldi, çekim ve röportajlar yaptı.

Dünyada Türk Dizileri
Dünyada Türk Dizileri

(Fotoğraf ve başlıktaki niceliksel bilgi için kaynak)

Hal böyleyken Türkiye dizileri nasıl bu kadar başarılı, neden özellikle Arap dünyasının gözdesi ve dünyanın en büyük film endüstrilerinden biri haline geldi yazmak şart oldu.

 

Türkiye En Çok Hangi Ülkelere Dizi Pazarlıyor?

Galatasaray Üniversitesi’nde Televizyon üzerine gerçekleştirilen konferansta paylaşılan akademik araştırma datası üzerine söyleyebilirim ki, en çok Kazakistan, Makedonya, Bulgaristan, Katar, körfez ve Arap ülkelerinden dizilerimize talep var ve ihracat yapılıyor. Kimi ülkelerde model haline gelen Türkiye’deki yaşam tarzı dizilerin izlenme oranlarını artırırken kimi ülkelerde ise diziler büyük prodüksiyon maliyeti ve konularıyla izleyiciyi kendine çekiyor.

 

Türkiye Dizileri Büyüklere Masallar Anlatıyor

Dizilerin büyük prodüksiyonlarla masalsı bir alem anlattığını belirtmeliyim. Balkan ülkelerindeki başarının sırrı da bence burada yatıyor, yabancı işadamlarının Türkiye’de düğün yaptığı haberlerini sık sık okumamız da bundan. Türkiye dizileri genelde insani ve evrensel konuları senaryolaştırıyor. Siyasete, dini sorgulara, insan haklarına değinmesine pek de izin verilmeyen diziler aşkı, aileyi, sevgiyi, aldatılmayı anlatıyor. Böylece ortaya bir zamanlar delicesine izlediğimiz Brezilya dizileri gibi hoşça vakit geçirmeyi sağlayan ve hangi milletten, kültürden olursa olsun izleyeni ekran başında tutabilen işler çıkıyor. Düşünsenize, dünyada herkes aşık oluyor! Milliyeti, cinsiyeti, dini, yaşı olmayan tek değer olan aşkın anlatımı olan diziler büyüklere masallar olarak pazarlanıyor ve haliyle zengin işadamları kendi masallarını da yazmak için Türkiye’de düğün yapmayı tercih ediyor. Onca dizi yurtdışına satılmışken özellikle Gümüş’ün çekildiği yalının neredeyse turizm elçiliği haline gelmesinin nedeni tam olarak bu… Gümüş, köyden gelen bir kızın evlendirildiği adamı kendine aşık etmek için çabasını ve mutlu sonunu anlatıyordu hatırlarsanız yani aslında modern bir Sindrella/külkedisi masalıydı…

 

Arap Kadınları Neden Bizim Dizileri İzliyor?

Gelin biraz da rotayı Arap ülkelerine çevirelim. Öncelikle Arap ülkelerinde başarı gösteren dizilerin (Kurtlar Vadisi gibi birkaç istisna dışında) aşk hikayeleri ve kadın anlatıları olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye dizilerinin, izleyicilere kendi değerlerini koruyarak özgürleşebilecekleri bir model sunduğunu ve bunun dizilerin izlenme oranlarında oldukça etkili olduğunu düşünüyorum. Türkiye dizilerinde karakterlerin dini islam, ailevi değerleri ise ataerkillik üzerine kurulu. Halihazırda kültürel benzerliğimizin ortada olduğu (yemek kültürü bile örnek olabilir) cağrafyanın insanlarıyla bir de kültürel muhafazakarlığın pompalandığı diziler üzerinden bağ kurmamız şaşırtıcı değil. Örneğin, onlar için göreceli olarak özgür olan kadın kahramanlar dizilerde ailelerine sahip çıkarak kadının geleneksel rolünü korurken özgürleşebileceği bir rol model haline geliyor. Bu nedenle Arap ülkelerinde en sevilen dizilerden biri “Fatmagül’ün suçu ne?” oldu, tecavüze uğrayan bir kadın hakkını ararken bu suça bir şekilde tanık olan adama aşık olup aşkının peşinden gitmesini de bildi(!)

 

Dizi İhracatı Dış Politikayla İlişkili mi?

Birçoğunuz hayır diyebilir ancak biraz daha derinlemesine bakmak istiyorum. Akademisyen Yves Gonzalez-Quijano’nun açıklamalarına göre Türkiye dizilerinin özellikle başarısını değerlendirirken dış politikaya da bakmamız gerekiyor. Örneğin, 2008 yılında Gümüş dizisi ile başlayan ihracat sonrası Türkiye-Suriye anlaşmaları ile sınırdan vizesiz geçiş ile dizilerin turizme katkısı hızlandı, 2010’daki Filistin meselesi sonrası Ayrılık ve Kurtlar Vadisi dizilerinin yurtdışına açılmasının moda deyimle “zamanlaması manidar”. Hatta 2013 yılında Erdoğan’ın Muhteşem Yüzyıl eleştirilerinin ardından o zamana denk düşen, gerilen Suriye ilişkileri ile eşzamanlı olarak Şam sosyetesinin “Harem ve Sultan” (Muhteşem Yüzyıl’ın Suriye’deki adı) adlı bir parti vermesi de Yves Gonzalez-Quijano’ya göre tesadüf değil. Le Monde gazetesinin gündeme taşıdığı bu parti ile Şam sosyetesinin gerilen ilişkiler üzerine popüler kültür üzerinden Türkiye’ye bir karşı atakta bulunduğu yorumu  hiç de iddiasız sayılmaz.

 

Türkiye Dizilerinin Dünyada Etkili Olan Gücünden Bahsedebilir miyiz?

Kısa kısa notlar paylaştığım yazının sonunda aklınıza eminim şu soru geliyordur, peki dizilerin birer popüler kültür ürünü olduğu, Türkiye dizilerinin dünyada 75 ülkede, ortalama 400 milyon kişi tarafından izlendiği düşünüldüğünde birer mesaj aracı olabilirler mi? Elbette kültürel ve ideolojik mesajlar yaydığı doğru ancak “dünyayı değiştirebilecek güç” dizilerde değil. Bunu ummak da yanlış, olan itici gücü küçümsemek de, ticari gücü abartarak dünyada kültür hegemonyası yaratıldığına dair haberlere imza atmak da…

 

Dünyada Türk Dizileri Başarısı Sonsuza Kadar Sürecek mi?

Türk dizileri ile ilgili yapılan araştırmalar, yorumlar ve yetkili demeçleri gösteriyor ki Türk dizileri bir süre daha başarı grafiğinde ivmeyi koruyacak ve dizilerimizin yurtdışında trend kaybı diziye olan ilginin düşmesinden değil o ülkelerdeki yerel üretimlerin artmasıyla olacak. Yani Bulgaristan bizden dizi almaktansa kendi dizi endüstrisini yaratarak yerli diziler çekecek ve kaset teslim ihracat düşecek. Belki de o zaman remake olmak üzere senaryolarımızı satarız, zaman gösterecek. Şimdilik iyi seyirler sayın izleyici…

Dipnot Televizyon yazılarını ve çok daha fazlasını Dipnot Tablet dergide okuyabilirsiniz.

App. Store’dan iPad ve iPhone’nunuza ÜCRETSİZ indirmek 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir