Heberler Yayından Kaldırıldı… Gülüyorum…

Heberler’in yayından kalkması üzerine birkaç söz söylemem gerek diye düşündüm. Ülke gündemini hicveden, haberdar ederken gülümseten, gülümsetirken düşündüren tek programın yayınına son verildi. Programın neden kaldırıldığı konusu politik sebeplere bağlanıyor, bu yorumlara kulak tıkamak imkansız ancak doğrulandığını da söylemek şu an yersiz olur.

Heberler Yayından Kaldırıldı
Heberler Yayından Kaldırıldı

Heberler dünyada pek çok ülkede denenen bir formatın başarılı bir şekilde uyarlandığı, 500’ü aşkın programla başarı grafiği yüksek bir işti. Memet Ali Alabora, Levent Kazak, Serhat Kılıç ve Mahir İpek’ten oluşan kadroya geçtiğimiz yıl bir de başarılı oyuncu Şebnem Bozoklu katılmıştı. Programın gizli kahramanı ise yapımcı Elif Dağdeviren’di.

Heberler’in sadık bir izleyicisi olduğumu söylemeliyim. Bu yüzden bu yorumu objektif bir yazı olarak değerlendirmeyebilirsiniz. Haklısınız, çünkü üzgünüm, izlediği bir programın yayın hayatına son verilen bir izleyici olmanın yanında, göz göre göre üzerinden linç politikası yürütülen bir oyuncu için, 500 bölümü emsalsiz bir mizah anlayışıyla ekrana getiren ekibin emeği sessiz sedasız veda fırsatı olmadan yoksayıldığı için üzgünüm.

Bir izleyici ve TV yazarı olarak Heberler ekibine hafızamızda yer eden 500’ü aşkın bölüm için teşekkür etmek istiyorum. Yayıncı kanal Türkmax’a ise gülmekle yetiniyorum, sanırım bu manidar gülümseme gereken mesajı yerine ulaştırır. Zira geçtiğimiz yıllarda Heberler tam da bu yolla gülerek, güldürerek birçok mesaj iletmişti ekran başındakilere…

Mizahın bile yasaklanması nasıl da mizaha teşne cümleler getiriyor akla değil mi sayın izleyici?

 

Ekiple yaptığım röportajı hatırlamak isteyenler için:

“BİZ HABERCİLERİN YAPAMADIKLARINI YAPIYORUZ”

Heberler röportajı : “BİZ HABERCİLERİN YAPAMADIKLARINI YAPIYORUZ”

“BİZ HABERCİLERİN YAPAMADIKLARINI YAPIYORUZ”

Türkiye’nin tek “heber bülteni” Heberler ekibi populersinema.com’un sorularını yanıtladı. Bültenin daimi anchormani Memet Ali Alabora, acar hebercisi Mahir İpek ve spor muhabiri Serhat Kılıç bizleri çekimlerinde ağırladı. Türkmax stüdyolarında gerçekleştirilen röportaj da Heberler gibi kimi zaman güldüren, kimi zaman eleştirel bir sohbeti sayfamıza taşıdı.

İşte Heberler ekibi ve Türkiye’nin “heber” bülteni…

 

Heber ile haberin ayrımı gitgide şeffaflaşıyor, haberler mi heberleşiyor, Heberler mi haberleşiyor sizce?

 

Mehmet Ali Alabora: Haberler zaten bizden daha komikler çoğu zaman. Haberlerin özneleri gitgide heberleşiyor. Haberin konuları, siyasetçiler, artık heber gibi açıklamalar yaparak biz yazıyormuşuz gibi şeyler söylüyorlar.

 

Mahir İpek: Daha çılgın proje çıkmadan önce biz Türkiye’yi ortadan ikiye bölmüştük. Bence uygulanılmaya hazırlanılan çılgın proje bizimki kadar çılgın değil, daha doğrusu bizimki. (Gülüyor)

 

M. Ali Alabora: Biz haberlerden biraz daha ciddiyiz aslında en azından görünüş olarak, haberi verme biçimi olarak çoğu zaman daha ciddi duruyoruz.

 

Mahir İpek: Biz televizyonu açan izleyicinin bizi tanımıyorsa gerçek bir haber bülteni sanması için, o doğallığı yakalamak üzerine çok çaba sarf ettik. Bu hem sunum hem de oyunculuk anlamında bizim için de çok büyük gelişme ve devrim oldu. Oyunculuğumuzu minimalize ederek sunum yapıyoruz. Bize de tepkiler geliyor, bizi tanımayan insanlar yaptığımız heberleri gerçek sanabiliyor, Heberler’in haberlere yakınlığı da işin başarısıyla doğru orantılı.

 

İZLEYİCİ HABERDAR OLMAKTANSA “HEBERDAR” OLUYOR

 

Heberler ekibi olarak önceki röportajlarınız kendinize habercileri rakip gördüğünüzü belirtmiştiniz. Peki rakiplerinizden, habercilerden nasıl yorumlar alıyorsunuz?

 

M. Ali Alabora: Genel olarak en iyi yorumları habercilerden alıyoruz. Bizi hem seviyor hem de yakından takip ediyorlar, biraz da kendi yapamadıkları şeyleri yaptığımız için seviniyorlar herhalde.

 

Mahir İpek: Habercilere rakip miyiz biz? (Gülüyor) Bugüne kadar hiçbir olumsuz tepki almadık habercilerden. Haberciler de şunu söylüyorlar bizi izleyen insanlar memleketten ve haberlerden “heberdar” olabiliyorlar.

 

Haber yerine heber izlemeyi tercih eden izleyiciler var mı?

 

Mahir İpek: Var… Çok ciddi yorumlar alıyoruz, izleyiciler haberdar olacaksa moral bozukluğu yaşamadan heberdar olmayı tercih edebiliyorlar. Mizah ve hiciv tarafımızın yanında hiç güldürmediğimiz Heberler de var tabii, salt mizah yapmıyoruz. Örneğin N.Ç. davasında çok ciddi heberler de yaptık gündeme dair.

 

Haber toplantılarınız tartışmalı geçiyor mu? Son sözü kim söyler?

 

M. Ali Alabora: Son sözü Levent (Kazak) söylüyor, sonuçta programın fikir babası ve süpervizörü o. Biz genelde bir konsensus yakalamaya çalışırız. Hiç ikna olunmuyorsa Levent “bunu yapalım veya yapmayalım” der.

 

Mahir İpek: Biz çok kapışırız heber üzerine ama bir yerde anlaşırız. Eğer anlaşamıyorsak ki anlaşırız! (Gülüyor) Levent yapalım veya yapmayalım der.

 

Serhat Kılıç: Levent’in söylediği ve yaptığımız hiçbir heberde de yanılmadık.

 

Haber geçmişiniz de var. Onun bir yardımını gördünüz mü?

 

M. Ali Alabora: İlk programa başladığımız zaman, ben “kam yazmak lazım” dedim. Herkes suratıma baktı. Haber deneyimim elbette faydalı oldu, bir de ben programın aynı zamanda editoryal kısmında da yer alıyorum orada da katkısını gördüm.

 

Mahir İpek: Bu projeyi doğuran Levent’tir. Onu büyüten Elif’tir (Dağdeviren). Biz de bunu icra ediyoruz. Memet Ali ise deneyimiyle bizim heberciliğimizin biçimini oturtan kişi oldu.

 

Serhat Kılıç: Mahir geç öğrendiği için biçimi oturtması üç yılı buldu (Gülüyor)

 

Mahir İpek: Serhat da erken öğrendi ama o da çabuk unutuyor. (Gülüyor)

 

Muhabir olsaydınız kiminle röportaj yapmak isterdiniz?

 

M. Ali Alabora: Tek bir isim geliyor aklıma Julian Assange olurdu herhalde.

 

Mahir İpek: Aynı zamanda muhabir Mahir ile konuştuğunuzu hatırlatırım. (Gülüyor) Haberci olsaydım çok “önemli” insanlar yerine sıradan insanların yaptığı şeyler beni ilgilendirirdi herhalde. Van’da bir müze bekçisi çivi yazısı okumayı öğrenmişti yıllar önce, böyle bir adamla konuşmak isterdim örneğin…

 

SİYASİ LİDERLERE KAPIMIZ AÇIK!

 

Dünyadaki bu tip şovlara bakınca siyasi isimlerin de konuk olabildiğini görüyoruz sizin hedefinizde siyasi bir ismi konuk almak var mı?

 

Serhat Kılıç: Obama gelse çok güzel heber yaparız… (Gülüyor)

 

M. Ali Alabora: Hedef olarak belirlediğimiz bir isim yok ama bir lider bize gelip konuk olmak isterse biz seve seve yaparız. Bir liderin kendisiyle dalga geçecek cesareti varsa neden olmasın.

 

Siz en çok hangi konuyu ele almaktan hoşlanıyorsunuz?

 

Mahir İpek: Ayırmak çok zor ama dünya görüşümü yansıtan bir skeci burada oynadığımda hem oyunculuk anlamında hem de misyonumu yerine getirdiğimi hissederek daha çok haz alıyorum.

 

Serhat Kılıç: Ağırlıklı olarak siyasi mevzulara dikkat çekmeyi daha çok seviyorum. Eğer o hafta oynadıklarım içinde siyasi bir şey yoksa, yalnızca spor haber okuduysam o hafta bir şey yapmamışım gibi geliyor.

 

Çektiğiniz her skeç yayınlanıyor mu?

 

M. Ali Alabora: Yazdığımız skeçlerin %60’ı çekiliyor, çekilenlerin de %95’i yayınlanıyor. Çoğu parça parça internette de yer alıyor.

 

Serhat Kılıç: Yazarken çok beğendiğimiz, çekerken aynı tadı vermeyen skeçler oluyor tabi, bu durumlarda yayınlamama kararı alabiliyoruz.

 

Mahir İpek: Tam tersi çekerken metinden daha güzel olan heberler de çıkıyor.

 

İZLEYİCİ KENDİNİ İZLEMEK İSTİYOR

 

İzleyiciler en çok hangi konulara değinilmesini istiyorlar?

 

M. Ali Alabora: En çok kendilerini görmek istiyorlar. Kendi sorunlarıyla çok ilgileniyorlar. Mesela sadece bir üniversiteyle, bir kentle ilgili bir şey yaptığınız zaman çok ilgi çekiyor.

 

Hiç beklemediğiniz bir haberin sizi şaşırtacak kadar çok ilgi gördüğü oldu mu?

 

M. Ali Alabora: Beylikdüzü – Avcılar arasında uçak seferi konuldu diye heber yaptık çok ilgi çekti, radyolarda haber oldu, çok paylaşıldı.

 

Mahir İpek: Vicdan aşısı heberinin de ilgi görmesini bekliyorduk ama bu kadarını beklemiyorduk mesela…

 

Serhat Kılıç: Müfredata eklenen insanlık dersi haberi de o ilgiyi yaratmıştı.

 

HEBERLER, SHOW TV’DE YAYINLANACAK MI?

 

Skeçlerinizin bazılarının Show tv’de yayınlanması söz konusuydu neden askıya alındı?

 

M. Ali Alabora: Onu ben de merak ediyorum. Biz de oraya özel anonslar yaptık, skeçleri, konukları ona göre tasarladık ama netleşmedi.

 

Mahir İpek: Aslında bu aramızda çok fazla konuştuğumuz bir şey değil. Ulusal kanalda yayınlanma gibi bir derdimiz yok, Türkmax’ta da mutluyuz. Bizi izlemek isteyen zaten sosyal medyadan da ulaşıyor.

 

Heberler’in içinde yeni bölümler olabilir mi gelecek zamanda… Bir moda veya yemek programı köşesi gibi?

 

M. Ali Alabora: Şöyle bir proje var. Mesela bir moda programı var, biz onun heberini yapmışız “Programda şöyle bir olay oldu” diye ama aslında programı da biz yapmışız. Böyle bir fikrimiz var ama yeni bir format değişikliği söz konusu değil.

 

Heberler.net’ten beklentiniz nedir, sırada neler var?

 

M. Ali Alabora: Orada hedefimiz her hafta özgün bir içerik yaratmak. Program için bile çok yoğun üretim yaparken internet için yeni bir içerik yaratmak çok da kolay olmuyor ama hedefimiz bu. Televizyonda yapamadığımız bazı şeyleri de yapabiliriz internette. Sırf yapılamıyor diye sigara içerek veya marka ismi telaffuz ederek heber sunabiliriz orada.

 

Röportaj: Gizem Merve Kaboğlu

 

twitter.com/gizemkaboglu