KİMLER GELDİ, KİMLER GEÇTİ… TV’DE SES YARIŞMALARI, KAYIP YILDIZ ADAYLARI

Müzik dünyasında zirveye giden yol eskiden Unkapanı’ndan geçerken 2000’li yıllar itibarıyla rota TV kanallarına çevrildi. Popstar Türkiye ile başlayan popüler ses yarışmaları yolculuğu şimdilerde Rising Star ve O Ses Türkiye ile devam ediyor. Rising Star 1. Sezonunu geçtiğimiz hafta tamamlarken O Ses Türkiye Hakan-Gökhan Özoğuz, Ebru Gündeş, Hadise ve Murat Boz’dan oluşan jürisiyle bu Pazar yeniden izleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor. Peki bu yolda kimleri yolda bıraktık, kimler varış noktasına ulaştı gelin beraber inceleyelim.

Popstar Abidin
Popstar Abidin

Hiçbiri Popstar Olamadı ama…

Popstar ve Türkstar ses yarışmalarının ilk örnekleri bugün yarışmacıların yeteneklerinin yanı sıra olaylı gündemleriyle de hafızalarda. Türkiye’nin Abidin mi, Firdevs mi diye ikiye bölündüğü ilk yarışma Popstar adını taşıyordu. Türkstar ise yarışmanın ikincisinin adıydı. Popstar Türkiye’nin 1. sezonun ardından Kanal D’den ayrılıp, Show TV’ye geçmiş ardından seri Türkstar, yeniden Popstar, Popstar Alaturka isimleri, ufak format ve jüri değişiklikleriyle ekrana gelmişti.

Bu serinin ortak özelliği jürinin eleştirel özelliğiyle yarışmacıların karşısında olmasıydı, her yarışmacı da bir temsiliyet misyonunu taşıyor gibiydi. Sesten ziyade temsilin yarıştığı yarışmada yeterli desteği bulamayanlar ise yarışmaya veda ediyordu. Engelli Serkül, “Bana engelim nedeniyle oy vermeyin” dedikten hemen sonra elenirken, Elena Türk bayrağıyla ekrana gelmesine rağmen favori olamamıştı. Bugünlerde yarışmanın belki de hala en çok anılan ismi Bayhan. Arkasında öyle bir halk desteği almıştı ki, jüri üyesi Deniz Seki “sabıkalı star olmaz” iddiasıyla jüri koltuğunu terk etmiş, kendisinin yargılanma sürecinde bu demeç defalarca gündeme taşınmıştı.

Popstar Bayhan
Popstar Bayhan

Yonca Evcimik Popstar’da Jüri Olmayı Reddetmişti

Yıllar sonra basına yansıyan röportajlardan öğrendiğimiz kadarıyla yarışmaya jüri olarak davet edilen ilk isim ise Yonca Evcimik’ti. Yonca Evcimik’in reddiyle Deniz Seki ile anlaşılmış, ayrılışının ardından koltuk Zerrin Özer’in olmuştu. Türkstar şimdilerde yalnızca “Türkstar Fatih”, “Türkstar’daki küçük çocuklar” gibi komik video sıralamalarında karşımıza çıkıyor.

Yarışmanın ilerleyen dönemlerinde Alaturka formatı ekrana Bülent Ersoy’u ve Orhan Gencebay’ı jüri olarak taşıdı. Koltuğunu koruyan tek isim ise yarışmanın en sivri dilli ismi Armağan Çağlayan oldu. Yayınlandığı dönem de yarışmacılardan çok jürilerin kapışması, aşk hayatı ve demeçleri haber olmuştu. Yarışma serisi şu an gündemde olan müzik bir starı yaratamasa da gündüz kuşağı magazin programlarında kendine yer bulan Popstar Mehtap, Ajdar gibi ekran yüzleri çıkardı.

Barış Akarsu
Barış Akarsu

Ses Yarışmasının Finalistiydi, Şimdi Reyting Rekortmeni Dizinin Başrolü

Dönemin popüler yarışması BBG’nin ses yarışması türevi olan Akademi Türkiye, Öykü Serter’in sunuculuğunda ekrana geliyordu. Yarışmacılar kameralarla dolu bir evde yaşarken haftalık şarkı performanslarıyla değerlendiriliyordu. Yarışma Barış Akarsu’yu dinleyicilerle buluşturmuş, star adayı olarak addedilen Akarsu genç yaşında trafik kazası ile hayatını kaybetmişti.

Yarışmadan çıkan bir diğer isim ise Yabancı Damat dizisi ile nam salan, şimdilerde reytinglerin lideri Kırgın Çiçekler’in başrolü Özgür Çevik. Aynı format yıllar sonra Star Akademi olarak denense de başarılı olamadı.

X Factor Türkiye
X Factor Türkiye

Yalnızca 4 Bölüm Yayınlandı, O İsme Ün Kazandırdı

Ses yarışması furyaları türkü ve rap gibi müzik dallarında devam ederken, Bir Şarkısın Sen ile küçük çocuklar sahne aldı, korolar yarıştırıldı, ünlüler yarıştırıldı…

Veliaht’ta ise ünlüler veliahtını seçme yarışının ekran ömrü; birçok deneme gibi uzun ömürlü olmadı. Veliaht yine de gündeme taşıdığı iki isim Ezo ve Aydın Kurtoğlu ile pop müziği biraz hareketlendirmiş sayılabilirken jürisinde Sibel Can, Sertab Erener ve Gökhan Türkmen’in yer aldığı Sesi Çok Güzel yetenekli yarışmacıları ile değil yarışma sonrası vurulan yarışmacısı Mutlu Kaya ile gündem yaratmıştı.

Ekran ömrü kısa bir diğer iş X Factor ise 4 hafta ekranda kalmış ancak, “İncir” şarkısıyla İlyas Yalçıntaş’ı çıkarmış, genç şarkıcı kısa süre içerisinde ENBE orkestrası albümünde dinleyicilerle buluşmuştu.

İrem Derici O Ses Türkiye
İrem Derici O Ses Türkiye

Yarışmada Elendi, Şimdi Her Şarkısı Hit Bir Pop Yıldızı

O Ses Türkiye’nin şimdiye kadar kazandırdığı en büyük yıldız ise şüphesiz İrem Derici oldu. Çıkardığı her şarkı hit olan Derici yarışmada Hülya Avşar’ın takımında yarışmış ancak elenerek yarışmaya veda etmişti. Yarışmanın son birincisi Elnur, Eurovision’da ülkesi Azerbaycan’ı temsil ederken yarışmada derece alan çorbacı operacı Hasan’ı bir daha ekranlarda maalesef gören olmadı. Yarışma derecesinin ardından Murat Boz ile bir düet çıkaran Oğuz Berkay Fidan tek şarkıyla iyi bir kitleye ulaşırken aynı senenin ikincisi Ayda ise çıkardığı “Boğazda Yangın Var” şarkısıyla radyoların vazgeçilmezi oldu. Sosyal medyanın varlığı ve erişilebilirliğin artışının da etkisi olsa da diğer yarışmalara göre O Ses’in yıldız çıkarma gücünün birçok rakibinden daha yüksek olduğu bir gerçek.

Türkstar’ın birincisi Emrah Keskin’in yıllar sonra O Ses Türkiye’de yarışmacı olması veya önceki sezonlarda yarışan birçok yarışmacının yeniden şansını denemesi elbette şaşılacak şey değil, Rising Star’ın ilk sezonunun birincisi Ferit Özkan Başeğmez ise hatırlanacağı üzere Popstar Alaturka’nın eski yarışmacısıydı. Sanırım burada Armağan Çağlayan’ın İzzet Çapa’ya verdiği röportajı anmanın tam sırası, “Televizyonculuk eşeği yeniden boyayıp babana satmaktır”. Yıllar geçse, formatlar değişse de umut ve starlık vadeden yarışmalar aynı vaatlerle izlenmeye devam ediyor ve sonucun büyük ihtimalle hüsran olduğu bilinse de her yıl binlerce kişi şansını deniyor, üstelik yalnızca birkaçı bugün star olarak anılabiliyor.

2000’lerde Ekrana Gelen Ses Yarışmaları:

Popstar – Türkstar – Popstar Alaturka

Akademi Türkiye – Star Akademi

Rising Star

O Ses Türkiye

X Factor

Kapışma

Şarkı Söylemek Lazım

Bir Şarkısın Sen

Benzemez Kimse Sana

Veliaht

Korolar Çarpışıyor

Hayalin İçin Söyle

Sıra Sende

Anadolu Ateşi – Türkünü Söyle

Rapstar

Süperstar Aile

Sesi Çok Güzel

En Sevdiğim 3 Şarkı

Genç Mikrofon

Strana Xwe Beje (TRT 6)

Profesyonel

Kır Zincirlerini

Sing Your Song

Henüz Duyulmayanlar

Star Avı

Powerturk Popstar Yarışması

 

O Ses Türkiye’de Yarışan Gerçekten Ses miydi?

Hatırlarsınız bundan birkaç ay önce O Ses Türkiye üzerine bir yazı kaleme almıştım. Yarışmanın popüleritesiyle beraber projelendirilen Veliaht ve X Factor’un ise beklenen ilgiyi görmeyeceği öngörüsünde bulunmuştum. Evet, Veliaht tutmadı, X Factor ise Emre Aydın, Ziynet Sali gibi isimlerden oluşan jürisiyle O Ses Türkiye’nin detaylarda farklılaşan bir taklidinden fazlası olamayacak bana kalırsa. Tüm bu beklentiler bir kenarda dursun O Ses Türkiye de sona erdi.

O Ses Türkiye 2013
O Ses Türkiye 2013

Yarışmanın “Pavarotti”si Hasan Doğru birincilikle Gökhan’ı taçlandırdı. Birinciliğin neden ve nasıllarını anlamak için yurtdışından örnekleri size hatırlatmak istiyorum. Hasan Doğru’nun birinciliğini ele alırken değinmek istediğim iki örnek var, biri “Britain’s Got Talent”ın 2007 yılındaki yeteneği Paul Potts diğeri ise 2009 yılında aynı yarışmada boy gösteren Susan Boyle… İkisiyle de Hasan Doğru arasında farklı noktalarda benzerlik var.

Okumaya devam et O Ses Türkiye’de Yarışan Gerçekten Ses miydi?

Veliaht, O Ses Türkiye’ye Rakip Olabilir mi?

Kişisel fikrimi sorarsanız Veliaht ve X Factor olarak lanse edilen iki iş de O Ses Türkiye’ye rakip olmaz, olamaz. Henüz X Factor’ün jürisi açıklanmadı ama program jürinin mentörlük görevi ve yüksek ödülü dışında bana yeni bir şey vadetmiyor. Ödül zaten izleyiciden çok yarışmacı için cazibe nesnesi… Jüri üyelerinin yarışmacılardan sorumlu olması ise O Ses Türkiye’den izleyicinin alışkın olduğu bir detay. X Factor jüriye Tarkan’ı almadığı sürece O Ses Türkiye’nin detaylarda farklılaşan bir taklidi olmanın önüne geçemez.

Veliaht Yarışma
Veliaht Yarışma

Veliaht’a gelirsek. Veliaht’ın jürisini saymam bile yeterli: Cengiz Kurtoğlu, Coşkun Sabah, Çelik, Deniz Seki, Niran Ünsal, Nüket Duru, Musa Eroğlu, Emre Altuğ, Kutsi, Rafet El Roman, Ümit Besen, Yaşar ve Hande Yener… Bu isimlerden hangisinin yerine tayin edeceği veliaht kimin umurunda diye sorabilir miyim? Cengiz Kurtoğlu, Niran Ünsal, Musa Eroğlu, Ümit Besen, Coşkun Sabah gibi isimler zaten popüler olan pop müziğe alternatif bir kitle tarafından dinleniyor ve zaten kendi kulvarında veliaht sayılabilecek isimleri çoktan üretmiş durumda, popüler olanı takip eden dinleyiciler ise zaten onların varislerini merak dahi etmiyor… Kutsi, Hande Yener, Çelik, Emre Altuğ, Deniz Seki ve Yaşar henüz veliaht atayabilecek yetide mi izleyicinin gözünde emin değilim. Kaldı ki pop müzik böyle Maksim usulü taht devredilen bir tür değil, adı üstünde pop, jürideki popçuların bile kimileri bugün popüler değil. Pop müzikte kim tahtını daim etmiş ki ona aday belirtiyor? Rafet El Roman’a gelirsek o zaten her yıl kendi sesine yakın bir ismi tanıtıyor, bu yarışmaya ne gerek var? Jüri seçimini defolu bulduğum Veliaht, O Ses’in yanından geçemez söylemedi demeyin.

O Ses Türkiye 2013
O Ses Türkiye 2013

O Ses neden bu kadar fark yarattı diye sorarsanız. Bu formatta Popstar’lara göre otorite “farklı”ydı. Önce jüri üyelerini yarışmacıları görmeden dönerken görüyoruz, orada otorite o an için onlar, evet ama 1 dakika sonra yarışmacı otorite figürü oluyor hem de jürinin egosunu eze eze gösteriyor otoritesini… Kimi yarışmacı Hadise’ye “Bana da cilveli cilveli “bana gel” de geleyim” diyor, kimi ise Murat Boz’la dans edip Ebru Gündeş’ı seçiyor. Yıllardır ekran karşısında yarışmacı olarak eleştirilen, azar işiten, alay edilen, sevilen, övülen veya yerilen benim gibi kişiler bu kez gücü eline alıp jüriyi “parmağında oynatıyor.” Bu güç kim ne derse desin yapımı izleyici için çekici kılıyor.

Özetle O Ses Türkiye farklı… Bu fark diğer projeleri ancak “kopya” seviyesinde tutar, program bu sezon da haftada 2 gün Star’ı zirveye taşır, şüpheniz olmasın.

Yazı Dipnot Tablet 133. sayısında yayınlanmıştır… Dipnot Televizyon yazılarını ve çok daha fazlasını Dipnot Tablet dergide okuyabilirsiniz.

App. Store’dan iPad ve iPhone’nunuza ÜCRETSİZ indirmek için TIKLAYINIZ

O Ses Türkiye, ses yarışmasından ziyade şov programıdır!

O Ses Türkiye ve misyonu iki sezondur tartışıldı, tartışılıyor… O ses Türkiye yarışması beğenerek takip ettiğim, sadık bir izleyicisi olduğum bir program.  Acun Ilıcalı’nın yapımcısı olduğu hiçbir diğer iş için aynı yorumu yapamayacağımı da parantez içinde belirteyim. Yani ben şov izlemekten zevk alan, yarışma ve realitynin iç içe geçtiği formatları takip eden bir yazar ve izleyici değilim ama O ses başka…

Nesi başka derseniz hemen başlayayım. İzlediğim yarışmada otorite “farklı”. Önce jüri üyelerini yarışmacıları görmeden dönerken görüyoruz, orada otorite o an için onlar, evet ama 1 dakika sonra yarışmacı otorite figürü oluyor hem de jürinin egosunu eze eze gösteriyor otoritesini… Kimi yarışmacı Hadise’ye “Bana da cilveli cilveli “bana gel” de geleyim” diyor, kimi ise Murat Boz’la dans edip Mustafa Sandal’ı seçiyor. Hülya Avşar’ı iltifata boğup başka jüriye geçen de oluyor, iki jüriyi birbirine düşüren de…

Yıllardır ekran karşısında yarışmacı olarak eleştirilen, azar işiten, alay edilen, sevilen, övülen veya yerilen benim gibi kişiler bu kez gücü eline alıp jüriyi “parmağında oynatıyor.” Bu güç kim ne derse desin yapımı izleyici için çekici kılıyor.

İzleyicinin jüriye resti yarışmacıya yansıtıldı

Bugüne kadar (Popstar yarışmalarını düşünün) jüriyle kim restleştiyse o yüksek oy aldı. Bugün aklımızda ve hayatımızda Popstar yarışmalarından tek bir isim, jüriye hayatının dersini varen bir isim var. “Sabıkalı star” olarak meşhur olup jürinin sabıkasıyla “haklı” çıkan Bayhan’dan bahsediyorum. Biz yıllarca Popstar yarışmalarında jürinin seçimini, izleyicinin “sen değil ben karar veririm” diyerek sahiplendiği yarışmacıyı yüceltip jürinin başına balyozla vurmasını izledik. Bir grubun temsilcisi olarak (yabancı vatandaş, azınlık üyesi, sabıkalı, engelli, köylü, kentli, kürt, laz vs. vs… ) orada bulunan, sesi kimsenin umurunda değil yalnızca bahanesi olan insanlardı yarışmacılar… O ses’te ise jürinin başına inen balyoz izleyicinin elinden alınıp yarışmacıya veriliyor, böylece izleyicinin özdeşimi artıyor, yarışmacının kabullenilmesi “bak nasıl hakkını verdi” tadında bir yöntemle kolaylaştırılıyor.

Ses yarışmasında Hülya Avşar ile Mustafa Sandal’ın işi ne?

Zaten yapımın da amacı “ses” seçmek falan değil aynı önceki türevleri gibi… Amaç ses olsaydı yarışmanın tanıtımlarının çoğunda jüri atışması yerine o hafta izleyeceğimiz sesleri görürdük. Programın ara tanıtım videolarında “birazdan izleyeceğimiz yarışmacıları” değil “jüri kavgaları” bantlarını seyreylemezdik.

Eğer bu bir ses yarışması olsaydı Mustafa Sandal ve Hülya Avşar gibi ses anlamında vasat olan, ama şov kısmı ağır basan iki ismi o jüride görmezdik. (Her sesten anlayanın da sesinin güzel olması gerekmiyor zaten ama onların asıl orada olmalarının nedeni şova yatkın karakterleri… )Onların başarısı alternatif bir sese sahip olmasalar bile pazarlama stratejilerini doğru geliştirmelerinde, zaten asıl başarı da bu! Ama yineliyorum, bu popüler seçimler bile bizim izlediğimizin yarışmadan ziyade şov olduğunun göstergesi. O nedenle geçen senenin “O ses”i Oğuz Berkay Fidan şu an hatırlanmıyor, aynı nedenle her hafta yarışmacılar değil jüri üyeleri sosyal ağlarda trend topic oluyor…

Anladığınız ve anlatmaya çalıştığım üzere, “O ses” aslında “o” sesi değil, izleyicisini arıyor…