Etiket arşivi: güneşi beklerken dizi senaryosu

Güneşi Beklerken: Senaryosu Kötü Bir İş Nasıl Tutar?

Kore dizisi Boys over flowers’tan uyarlanan Güneşi Beklerken yaz aylarının yeni gözdesi. Sosyal medyada fırtınalar estiren, reyting sıralamasında üst sıralarda olan, her bölümü milyonlarca tıklanan Güneşi Beklerken adlı dizi izlenme oranlarıyla başarıyı resmederken bu senaryo açısından tam bir felaket olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Dizinin yönetmeninin bu harabeyi tarihi eser gibi göstermesi ise dizinin en önemli başarı faktörü. Bu diziyi yönetmen ve görüntü yönetmeni yürütüyor!

Güneşi Beklerken

Güneşi Beklerken

Senaryo “Yazın Nasıl Olsa İzlenir” Diye Yazılmış

Yeşilçam filmlerinden bu yana görmekten bıktığımız “sevgilisi hamile olduğunu bilmeyen garip ana” ve kızı dizinin odağı, “trikotajla hiçbir ilgisi olmamasına rağmen ağlarını ören kader” ise onları yeniden bir araya getiriyor. Anladık Kore dizileri tutuyor, ekranda düzgün bir gençlik dizisi de yok, bu nasılsa izlenir diye yazılmış dizinin senaryosu. Bir kere Güneşi Beklerken Dizisi içinde öğretmen yok! Okul öyle bir okul ki sadece beden eğitimi dersi veriliyor, bir de müdür var. 5 bölümde birkaç dakika da matematik öğretmeni görmüştük galiba… Kolej olan okulun korkulan çocuğu Kerem nasıl oluyorsa diğer zengin çocuklarının ödünü patlatıyor! Özel okula arabasını inleterek gelen Kerem’in cakası nedense zaten okula tonla para ödeyip gelen diğer öğrencilerin gözünü boyayıveriyor.

“Babaanneniz Nerede Sahne Alıyor?”

Gelelim diğer noktalara… Dizinin makyajında ciddi sorun var. Dizi, lise öğrencilerinin şakaklarına uzanan allıkları kadar dayak yiyen çocuğun farla morartılmış gözü de veya evde gece makyajıyla dolaşan babaanneyi görünce “ne yapıyorsunuz” dedirtiyor. Sorun televiyonumda mı diyerek internetten baktım, makyaj yine, rahatsız ediyor.

Bu Dizinin Müzikleri Değil, Şarkıları Var

Gelelim dizinin övgüyü hak eden noktalarına… Birincisi dizinin içine yerleştirilen şarkılar. Demir Demirkan imzalı şarkıları sıkça duyduğumuz dizi yeni şarkılar keşfetmek için izleyiciyi teşvik ediyor. Müzik nasıl yerleştirilir konusunda ders niteliğinde olabilecek Cihan ve Demet buluşmasına yerleştirilen Tarkan’dan Pare Pare on numara 5 yıldız olmuş. Ancak bu dizinin jenerik müziğini yanlış bulduğum gerçeğini değiştirmiyor. Kolaya kaçarak jeneriği yerleştirilen şarkı, dizi için yapılabilecek özgün bir bestenin yerini dolduramaz ki dolduramıyor. İzleyicinin de inatla “Güneşi Beklerken’in müzikleri çok güzel” yorumları yapmasına inanasım gelmiyor, bu dizide doğru düzgün diziye özel müzik yok, şarkı ve klipler var. Dizi müziği diye buna denmez. Öyle ki jeneriğinde şarkı olan bu dizinin tema müziklerinden birini bir izleyici mırıldanabilirse dişimi kırarım.

Bir Harabeden Tarihi Eser Yaratmak

Gelelim dizinin ayakta alkışladığım özelliğine. Güneşi Beklerken yönetmeni Altan Dönmez’in ayaklarına kapanasım, sabrı için tebrik edesim geliyor. Böyle kötü bir senaryo bu kadar iyi yönetilebilir. Zeynep’in menüye bakarken yazıların yüzünde belirmesi, genç kadının hayal sahneleri, kavga bölümleri, Zeynep’in dalgakıranda koşuşu sahnelerinde ağzım açık izledim televizyonu. Bu görüntü yönetmeni ve yönetmenin başarısı elbette. Tekrar ediyorum, senaryo açısından klişenin ötesine geçemeyen izleyiciye hiçbir şey vadetmeyen bir “harabeyi” ekrana “tarihi eser” olarak taşıyor bu ekip.

Özetle dizinin bu kadar izlenmesi, fark yaratması senaryonun başarısı değildir. Sıradan bir gençlik hikayesinden fazlası olmayan, boş bir balon olan Boys over flowers, yönetmenin maharetiyle Türkiye’de milyonlarca izlenen bir iş olmuştur, olmaya da devam edecektir.

Son bir öneri: Detaylara takılıyorsun da diyebilirsiniz ancak Güneşi Beklerken dizisinde Kerem karakterini oynayan Kerem Bursin’in ağzına bir kalem koyup artikülasyon çalıştırılmalı bence. Sanırım dudak ve dil kaslarında tembellik var.