Bu Ay Ben de Marketing Türkiye’deyim

Marketing Türkiye dergisinin mayıs sayısında İsimsizler, Söz ve Savaşçı dizileri hakkındaki görüşlerimi okuyabilirsiniz. Dergiyi bayiilerde bulabilir, http://www.marketingturkiye.com.tr/ adresinde yer alan app store ve play store linklerinden dergiyi indirebilirsiniz.

 

 

8 Mart’a Özel, Dizilerin Unutulmaz 10 Kadın Karakterleri

Kadın mücadelesinin, erke karşı direnişin, kadın emeğini güçlendirmenin ve en önemlisi insan hakkını gözetmenin günü olan 8 Mart Kadınlar Günü çerçevesinde ekranların hatırlanmasını değerli gördüğüm unutulmaz 10 kadın karakterlerini analım istiyorum. Feministliği, direnişleri, azmi, cinsel özgürlük neferi demeçleri, erki dize getiren duruşu, mücadeleleri, komedisi ve dramı ile Türkiye televizyonlarının gördüğü unutulmaz 10 karakter şöyle:

Ana Dizisi
Ana Dizisi

Ana

Ayşen Gruda’nın can verdiği Ana, kadının fenninin kanlı canlı kanıtıydı. “Ana’ya bak anaya bedel 3- 5 babaya” sözleri ile efsaneleşen Ana, ekranların en efsane kadınları arasında saygıyla anılıyor. Ayşen Gruda ve Aykut Oray’ın başrollerini paylaştığı dizi 90’ların unutulmazları arasında sayılıyor. Yeniden izlemek isteyenler için dizinin bölümlerinin YouTube’da yer aldığını hatırlatmak istiyorum. Diziyi Kandemir Konduk ve Hilal Çelenk kaleme alıyordu.

Feride

Reşat Nuri Güntekin’in imzasını taşıyan eser birden çok kez ekrana uyarlandı. Küçük yaştaki bir kız çocuğunun öğretmen olma, okuma arzusuyla verdiği mücadeleyi anlatan karakter, geçmeyen bir sızının izlerini taşıyor. Fahriye Evcen ve Aydan Şener tarafından canlandırılan Feride, kadınların gasp edilen haklarından birini işaret ediyordu; eğitim hakkı… Birey olmak için çocukluktan başlayan zorlu mücadele edebi zeminde olduğu gibi ekranda da duygu seli ile karşılık buldu.

Mavi

Her kadın feminen olmalı klişesini yıkan ilk başkarakter Hırsız Polis’in Mavi’siydi. Özlem Düvencioğlu, kıvırcık saçları kanvas pantolonu ve kazakları ile “kadın” imajını değiştiren cesur karakterlerden biriydi. Hırsız olmasının da parantezini açmak gerek elbette. Dizinin senaristleri Gaye Boralıoğlu, Emine Algan, Gülden Çakır, Şerif Erol ve Neşe Şen’di. Dizi hırsız bir kadın ile polis bir erkeğin aşkını anlatıyordu.

Feriştah

Cinsel doyumsuzluğu ve iştahı ile tanınan karakter Bir Demet Tiyatro efsanesinin gözbebeğiydi. Demet Akbağ’ın canlandırdığı karakteri Yılmaz Erdoğan kaleme alıyordu. Televizyonda kadının cinsel isteklerinin konuşulabilir olmasını mizahi bir dille mümkün kılan karakter listede kendine elbette yer buluyor.

fatmagül

Fatmagül

Vedat Türkali’nin aynı adlı romanından ekrana taşınan, senaryosunu Ece Yörenç ve Melek Gençoğlu’nun kaleme aldığı dizide, tecavüz mağduru bir kadının mücadelesi konu alınıyordu. Dizideki hukuk mücadelesi, kadına şiddete karşı eylem sahneleriyle de desteklenirken, dizideki tecavüz sahnesi ise çokça tartışılmış ve şiddet eleştirilirken estetikleştirildiğine dair eleştiri okları diziye yöneltilmişti. Yine de Fatmagül tecavüzün gizlenmemesi konusunda TV’deki en önemli örneklerden biriydi.

Türkan

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin kurucusu, Prof. Doktor Türkan Saylan’ın hayatını konu alan dizi, hastalıkların toplumsal algısını değil, kadınların okutulması konusunda da sosyal sorumluluk üstleniyordu. Ayşe Kulin’in Tek ve Tek Başına Türkan adlı eserinden esinlenilen projenin başrollerinde Pınar Öğün, Uğur Polat ve Özgürcan Çevik yer alırken senaryosu Oya Yüce imzası taşıyordu. Yayınlandığı dönem gereği de cesaret örneği olan dizi ve Türkan karakteri ile pek çok genç kızın okula gönderilmesi için aileler teşvik edilmişti.

Eva ve Felicia

Yabancı kadınların Türkiye’de seks işçiliğine zorlanması, şiddet görmesi ve borçlandırılarak pasaportlarına el konulması, ana haberlerin gündemlerini arasında arka sıralarda yer alıyordu. Uçurum ise konuyu prime time kuşağına taşıdı. Dizide Moldova’dan İstanbul’a çalışmak için gelen doktor Eva ve kardeşi Felicia’nın, Yaman’ın yönettiği fuhuş çetesinin eline düşürülmesi ve buradan bir şekilde kaçan Eva’nın kardeşi Felicia’yı kurtarmaya çalışması anlatılıyordu. Diziyi Kerem Deren yazıyordu. Atv ekranlarına gelen projenin başrollerinde  Mehmet Ali Nuroğlu, Lavigna Longhi, Funda Eryiğit, Esra Ronabar,Erdal Yıldız, Denise Capezze, Birkan Sokullu ve Selçuk Yöntem yer alıyordu. Dizinin yönetmenlerinden Ali Bilgin bazı sahneleri çekerken acı çektiğini itiraf etmiş ve dizinin aynı zamanda bir sosyal sorumluluk projesi olduğunun altını çizmişti.

Güldünya

Adını töre cinayetine kurban giden Güldünya Tören’den alan dizi ve karakter, 2008 yılında Star tv ekranlarına geldi. Kadına şiddetin gittikçe arttığı gündem içinde sığınma evlerinin önemine dikkat çeken dizinin başrollerinde Erhan Emre, Sanem Çelik ve Songül Öden yer alıyordu. Hikâyede Sanem Çelik, bağımsız, şehirli, güçlü bir kadın olarak ekrana geliyordu. Çelik’in canlandırdığı Gizem Özsoy, uzak olduğu yaşamlara, kız kardeşinin yaşadığı tecavüz sonrası intihar etmesiyle yaklaşıyor, sığınma evlerini dolduran hemcinsleriyle tanışıyordu. Ömrü 5 bölüm olan dizinin senaristleri; Yıldız Tunç, Murat Lütfü, Mehmet Bilal , Ethem Yekta , Atilla Özel, yönetmeni ise Ömür Atay’dı. Dizi “Aile içi şiddet sorununu gündeme getiren bir ağıt, kamu vicdanını harekete geçirecek bir çığlık” olarak lanse ediliyordu.

kayıp şehir duygu

Duygu

Kayıp Şehir’in Duygu karakteri bence bu listede ismi en şanla anılması gerekenler arasında yer alıyor. Ayta Sözeri’nin canlandırdığı Duygu, bizlere trans kadınların gördüğü şiddeti, ötekileştirmeyi ve baskıyı anlatıyordu. Yıldırım Türker, Murat Uyurkulak ve Seray Şahiner’in kaleme aldığı dizi maalesef bugün hala kabuk bağlamayan yaralarımıza üflüyordu. Kayıp bir şehrin izini süren tüm karakterler gibi Duygu da izleyicilere toplumsal bir derdi içtenlikle anlatıyordu.

Sıdıka
Sıdıka

Sıdıka

O olmadan olur mu? Olmaz… Ekranların en sevilen direnişçi genç kadını oldu Sıdıka, annesine yetiştirdiği lafların içinde ne yoktu ki? Cinsiyetçiliğe de baş kaldırdı, ev içi ücretsiz emeğe de, cinsiyat ayrımcılığına da, eğitim hakkının elinden alınmasına da… Üstüne yüklenen rolleri tek tek sıyırıp atmak istedikçe annenin güdümlü terliği ile karşılaştı. Olsundu… Hasibe Eren’in canlandırdığı, Atilla Atalay’ın hayali karakteri Sıdıka üzerine çekilen dizi, 1997 yılında Show TV’de gösterilmişti. Sıdıka Saka’nın pencere başındaki hayatı televizyon karşısındaki milyonlarca kişiye hayat dersi verdi. Var ol Sıdıka…

 

Yazı ilk olacak Cine Dergi Mart 2017 sayısında yayınlanmıştır.

Kaçın Kurası Başlıyor…

Sevgili Engin Elgün ve Irmak Bahçeci ile beraber senaryo ekibinde yer aldığım Kaçın Kurası adlı dizi 23 Eylül’de saat 20.00’de ilk bölümüyle sizlerle… İyi seyirler…

620x409-1474031875084

Renk’in hayatı bir anda değişir!

Gönül ilişkilerine tövbe eden Renk, kendini tamamen işine vermiştir. Ancak Amerika’dan gelen Barış ani kararları, gamsız halleri, aksiyon dolu maceraları ile Renk’in siyah-beyaz hayatına rengârenk bir bomba gibi düşer. Renk’ten etkilendiğini inatla inkâr eden Barış ise 10 yıl önce geride bıraktığı ailesi ve geride kaldığını sandığı geçmişiyle karşılaşır. Kadın-erkek ilişkilerinden ısrarla kaçmaya çalışan bu ikili, yan yana geldiklerinde hiç de beklemedikleri bir durumun içine düşer. Barış’ın önünde iki yol vardır, hangisini seçeceği hem kendi hayatını hem de Renk’in kaderini belirleyecektir.

www.atv.com.tr/diziler/kacinkurasi 

ONUR HAFTASI’NA ÖZEL: DİZİLERDEKİ LGBTİ KARAKTERLER

20-26 Haziran itibarıyla 24. İSTANBUL LGBTİ Onur Haftası başlıyor. Bu sene de LGBTİ hareketi, temsiliyeti ve kimliği üzerine paneller düzenlenecek. Konu çerçevesinde etkinlikler, atöye, söyleşi, gösterim ve sergiler de izleyicilerle buluşacak. Ben de bu hafta yerli ve yabancı dizilerin LGBTİ karakterlerinden bahsedelim istedim. Haftaya yakışır bir izleme listesi yapmak isteyenler önerileri dikkate alabilir.

FEMİNEN VE ASEKSÜEL KARAKTERLER

kiralık aşk koray

Ülkemizde ekranda gay karakterlerin açık temsiliyeti ekranda ceza vesilesi. Son olarak Kılıç Günü dizisi bu sebeple ceza almıştı. Cezalar artıkça dizilerde ibreler daha karikatür, feminen ve aseksüel eşcinsel tiplere döndü. Romantik komedi dizilerde, Kiralık Aşk’ın Koray karakteri ve Kiraz Mevsimi’nin Olcay’ı feminen tavırları ile gay olarak algılandı. Diziler içinde hiçbir aşk ilişkisi ile gündeme gelmeyen karakterler herkesin bildiği ama dile getirmediği kimlikleri ile ekranda görünür oldu. Kiraz Mevsimi’nde Olcay’ı canlandıran Nezih Cihan Aksoy’un 2014 yılında Dipnot Tablet’e verdiği röportajda da karakterin cesaretinin altını çiziyordu: “Gündelik hayatta çok olmasına rağmen dizilerde LGBTİ bireyleri görmüyoruz. Bu açıdan Kiraz Mevsimi’ni ve oynadığım karakteri cesur buluyorum.” Cesaret vurgusunun nedeni ise TV dünyasında yaşanan eski tecrübelerdi. Mükemmel Çift dizisinde Yiğit’i canlandıran Tuğrul Tülek de ekranlarından en sempatik gay karakterlerinden birine can veriyordu. Dizinin ömrü uzun olmasa da bu rol nedeniyle başarılı oyuncunun TRT Çocuk’ta sunuculuğunu üstlendiği programla yollarının ayrıldığı açıklanmış, Tülek bu haberi, Twitter’dan “Mükemmel Çift dizisinde gay bir karakteri canlandırdığım için 1,5 yıldır TRT Çocuk’ta sunduğum programdan çıkarıldım. Hem de yayına son 5 dakika kala çıkan jet bir kararla! Yorum yok” sözleriyle duyurmuştu. Bu tür kötü deneyimler mevcut olsa da dizilerde akılda kalan ve umut ışığı yakan pek çok iş de ekranda yer edindi.

Okumaya devam et ONUR HAFTASI’NA ÖZEL: DİZİLERDEKİ LGBTİ KARAKTERLER

BU YAZ EKRANDA “AŞK” VAR

Yaz geldi, ekranlar şenlendi. Her kanalda bir romantik komedi bolluğu var ki sormayın… İyisi de var kötüsü de elbette. Öne çıkan projeler ise şöyle:

no309

TEK GECELİK “AŞK” OLUR MU?

“Türk halkı bunu sevmez” klişelerinin başında gelir… Hatta RTÜK’ün “aşksız seks” gerekçesiyle verdiği ceza bile TV tarihinde bulunur. Tabularımızı yıkma vaktimiz geldi dedirten iş ise NO:309 oldu. Furkan Palalı, Demet Özdemir ve Sumru Yavrucuk’un başrollerini paylaştığı dizi, hatırlamadıkları bir gece sonrası hamilelik ile birbirlerine bağlanan iki genci konu alıyor. Hamile olduğunu anlayan kadın, o geceki zengin adamı buluyor ve evlilik yolunda adımlar atılırken fakir kız-zengin oğlan çatışması hikayeyi besliyor. Kore uyarlaması olan dizinin en büyük handikapı ise Furkan Palalı’nın imajı. Dizi özellikle Sumru Yavrucuk’un performansı ile öne çıkarken, eğlenceli sahneleri ile yaz için keyifli bir seyir alternatifi oluşturuyor.

Tek bir uyarıda bulunabilirim, Furkan Palalı ekrandayken renk ayarlarıyla oynamayın, röfleli saçları ve renkli kıyafetleri stil gereği… İddiam o ki erkek başrol bu stilde olmasaydı dizi daha yüksek reyting alabilirdi, belki yol yakınken değiştirirler tabii… İnşallah… Umarım öyle olsun.

yüksek sosyete

2016 YAZININ KİRALIK AŞK’I BU DİZİ OLACAK

Geçtiğimiz yıl malumunuz Kiralık Aşk ortalığı kasıp kavurmuş, sezon boyunca da başarısını sürdürmüştü. Bu yılın bence en parlak işi ise Yüksek Sosyete. Başrollerini Hazar Ergüçlü ve Engin Öztürk’ün paylaştığı dizi rakiplerinden depar atarak sıyrılıyor. Senaryosuyla ayrışan projede Yazı Odası ve Pınar Bulut imzası bulunuyor. Dizinin genel hikayesi zengin kız fakir oğlan aşkı üzerine ancak tam tersiymiş gibi davranılıyor. Zengin kızımız hayatının aşkını bulmak ve ailesinin ihtişamlı hayatından uzaklaşmak için bir fala inanıp markette fakir biri gibi işe giriyor, fakir oğlanımız ise en yakın arkadaşının işlerini toparlamak için marketin patronuymuş gibi onun yerine geçiyor. İlk bakışta romantik komedi türünün içindeki klişeleri sıklıkla bulunduran dizinin en önemli ayrıntısı ile karakterlerin her birinin altının doldurulması. Diziyi izlerken Zuhal Olcay’ın canlandırdığı Süreyya Hanım’ın hezeyanları derinden hissettiğimiz, Cansu’nun aşk arayışı ve sevgi açlığını gözlerinden okuduğumuz doğrudur.

Yüksek Sosyete ilk iki bölümü ile 4 reyting üzerinde yer alarak yeni başlayan diziler arasında görece yüksek bir izlenme oranına erişti. Eminim daha da yükselecektir, “bu yaz bir diziye takılayım” diyenlerdenseniz perşembe akşamları Star tv’de yayınlanan Yüksek Sosyete’ye bakabilirsiniz. Bence bu yazın en iyisi…

şahane damat

ŞAHANE DAMAT’IN NERESİ ŞAHANE?

Yapımcı ve kanalın nasıl onay verdiğini anlayamadığım dizi ise Şahane Damat oldu. Karşı çıkacak tek bir izleyici olduğunu bile sanmıyorum ki, bu proje sezonun en kötüsü. Espriler bayat, başroller dahil hepsi tip düzeyinde derinliksiz, geleneksel ayağı oluşturan aile tamamen karikatür. Burcu Özberk ve Ali Ersan Duru birbirlerine ne kadar yakışırlarsa yakışsınlar, bu projenin yürümesine imkan yok. İlk bölümü 2,71 reyting alan dizinin bence bu izlenme oranına bile şükretmesi gerek. Salı akşamları Star tv’de görücüye çıkan proje için ben bir umut göremiyorum, sanırım yazın ilk kaybı bu dizi olacak. Zira ölü doğdu…

aşk laftan anlamaz

BU OYUNCUYA DİKKAT EDİN!

Dört yanımızın aşkla çevrildiği şu sıcak yaz günlerinde Burak Deniz ve Hande Erçel’in başrollerini üstlendiği Aşk Laftan Anlamaz ise bizi Show tv ekranlarında karşılıyor. Çarşambaları yayınlanan dizi, romantik komediler içinde büyük bir fark yaratamasa da, temiz bir anlatım ve eğlenceli bir yaz dizisi olarak sınıflandırılabilir. Oyunculuk performansları ile beğeni kazanan dizi, hayranları ile sosyal medyada gündem yaratan Hande Erçel’in başarısını perçinlerken bizlere, yeni bir jön geldiğini de müjdeliyor. Burak Deniz’in gençlik dizilerinden sıyrılıp, iş adamı rolü ile ekranlara geldiği dizi önümüzdeki sezonun drama projesinin başrollerinden birini açıklıyor şimdiden. Bu adama dikkat edin, Kadir İnanır’ı andıran bakışları ve başarılı oyunculuğuyla Burak Deniz önümüzdeki günlerde çok konuşulacak.

Hayat-Sevince-Güzel-fotoğrafları

BU YAZIN EGE KOMEDİSİ HAYAT SEVİNCE GÜZEL

Beklenen Hanım Köylü’nün öne çıkmasıydı ama olmadı. Her yaz Ege Komedisi denince adlarından başarıyla söz ettiren ekibin işi bu kez tutmadı ve bayrağı Limon Film’in projesi Hayat Sevince Güzel devraldı. İki kardeşin köylü bir kıza aşkını konu alan dizi doku olarak beni Tatlı Dillim filmine götürüyor. Başrollerinde Ekin Mert Daymaz, Algı Eke ve Burak Çelik’in rol aldığı proje Pazartesi akşamları Fox ekranlarına geliyor. Ege komedisi sevenlerdenseniz göz atabilirsiniz, ekranda şiveye ben pek ısınamasam da dizi meraklılarının gözdesi olmuş durumda.

BODRUM MASALI SÜRPRİZ YAPABİLİR

Henüz yayın tarihi netleşmeyen Kanal D’nin yeni dizisi Bodrum Masalı ise zenginken bir anda tüm mal varlığını kaybeden bir ailenin Bodrum’a dönüşünü ve eski defterlerin açılmasını anlatıyor. Hem genç hem de orta yaşlı karakterler üzerinden iki farklı aksın işleyeceği proje bana Medcezir’in ve Güneşi Beklerken’in dinamiklerini hatırlatıyor. Daha önce Acı Aşk’taki performansı beğeni toplayan Alperen Duymaz’ı bu projede izleyeceğimizi hatırlatmak istiyorum. Dizinin diğer başrolleri arasında Timuçin Esen, Şevval Sam ve Murat Aygen yer alıyor. Dizinin Güneşi Beklerken gibi bir dalga yaratma ihtimali hiç az değil…

Bu yaz toplam 13 yaz dizisi izleyiciyle buluşuyor. Elbette hepsini tek tek yazmak mümkün değil. Diğer projelerden kısaca bahsedersek, Seviyor Sevmiyor çarşamba akşamları atv ekranlarında daha çok genç izleyiciler için bir seyir alternatifi oluşturuyor. Zeynep Çamcı’nın sempatikliğinin öne çıktığı dizinin müziklerine özellikle kulak kabartmanızı öneririm. atv’nin yeni başlayacak dizilerden Rengarenk’i ise not düşmenizi öneririm. Ünlü bir kadın ve sıradan bir erkek üzerine işlenen hikaye, Kaçak Gelinler’den hatırladığımız yönetmenleri Kerem Çakıroğlu ve İnci Ahıska Balabanoğlu’nun rejisiyle başlamadan merak uyandırıyor. Dizide Selin Şekerci ve Kaan Taşaner başrolde.

İyi seyirler…

EVLENDİRME PROGRAMLARINDA SEKS SKANDALLARI

Geçtiğimiz ay defalarca bu başlığı gazetelerde gördük. Farklı evlenme programları hakkında çıkan gelinlerin hamile olduğu haberleri, talibini arayan kişilerin samimi selfielerinin gazetelerde ifşası hep aynı başlıkla yer buldu “skandal”. Bu ay son günlerin TV gündemi haline gelen evlilik programlarındaki ilişkileri ve skandal manşetlerini ele almak istiyorum.

Okumaya devam et EVLENDİRME PROGRAMLARINDA SEKS SKANDALLARI

HAYAT ŞARKISI’NDA NE BULUYORUZ? BU DİZİYİ NEDEN İZLİYORUZ?

Hayat Şarkısı, salı akşamları özellikle kadın izleyicinin gözdesi oldu. İlk bölüm itibarıyla yükselen ivme son birkaç haftada durağan bir seyir izliyor. Bugünlerde sık sık duyduğum soru ise şu: “Ya o evlenicem diyen çocuklu bir dizi var ya o tuttu mu?” Hayat Şarkısı’ndan bahsediliyor, dizinin dillere destan çocuk oyuncuları kadar izleyicinin zihninde yer eden diğer nokta olan “tuttu mu?” veya “tutar mı?” sorusu. Gelin beraber cevap arayalım.

hayat şarkısı tuttu mu
hayat şarkısı tuttu mu

Hikaye genel hatlarıyla 8 yaşından bu yana köye gelen bir oğlan çocuğuna (Kerim) aşık olan bir kızın (Hülya), türlü oyunlarla o adamla evlenmesini ve İstanbul’da yaşadıklarını anlatıyor. Ana karakterimiz Hülya, bu oyunlar içinde kendi babasının ölümüne, kız kardeşinin (Melek) köyde adının çıkmasına bile neden oluyor. Hikaye içinde; kadının düğün gecesi kendisini terk eden kocası Kerim’in peşinden Almanya’ya gitmesi de, kocasının başkasından olan çocuğunu satın alıp nüfusuna geçirmesi ve bu şekilde adamla evli kalması da var. Hikaye Hülya ile Kerim’in gerçekten karı koca rolü yaparak İstanbul’a döndüklerinde, Hülya’nın ablası Melek ile Kerim’in evli ağabeyi Hüseyin’in gizli aşkının başlaması ile iyice dallanıp budaklanıyor. Fakirlikten zenginliğe, karşılıksız aşktan evliliğe uzanan, Hülya’nın 20 yılını anlatan dizi, flashback sahneleri ile de beğeni topluyor.

Okumaya devam et HAYAT ŞARKISI’NDA NE BULUYORUZ? BU DİZİYİ NEDEN İZLİYORUZ?

TV’yi TV’de konuştuk

Merhaba

Bu kez haberler benden… Mart ve Nisan aylarında konuk olduğum 360 TV ekranlarına gelen Elifnağme programının kayıtlarına ulaşabilirsiniz.

gizem kaboğlu
gizem kaboğlu

16 Mart 2016 tarihli program kaydı için tıklayınız. 

15 Nisan 2016 tarihli program kaydı için tıklayınız. 

Programda beni ağırlayan Elif Güvendik ve Tayyar Işıksaçan’a, tüm Elifnağme ekibine teşekkürler. :)

DİZİ DEYİP GEÇMEYİN, DİZİLERİN BİR DE SOSYAL MESAJLARI VAR

Geçtiğimiz hafta Kördüğüm adlı dizide bir Suriyeli kadın aile evine sığındı, kocasının Ege’de boğulduğunu, çocuklarıyla sokakta kaldığını anlatan kadının bakımına destek olan aile çocuklarını hastaneye götürdü, ona yardım etti. Hatta dizimizin ana karakteri Ali Nejat (İbrahim Çelikkol) bir tomar para vererek kadına yardım eli uzattı. İzleyicinin zaten günlük hayatında gördüğü ve yüz çevirdiği bu dramın ekranda reyting getirmesine ihtimal verniyorum, aksine diziye kan kaybettireceğini düşünüyorum ancak elbette her şey izlenme oranı değil. Bu hamleler desteği, öne çıkarılmayı hak ediyor. Bu vesileyle bugüne kadar ekranda hangi sosyal mesajları gördük hatırlamak ister misiniz? Kimi organ bağışını gündeme taşıdı, kimi mezhep ayrılığı üzerine nefret söylemlerine karşı eleştiri getirdi, biri seks işçileri ile empati kazandırırken bir diğeri sokak çocuklarının sorunlarını ekrana taşıdı. İşte o dizilerden bazıları:

kordugum

Dolunay: Sema Ergenekon’un kaleme aldığı dizi 2005 yılında atv ekranlarına geliyordu. Dizi sokak çocukları için mücadele eden bir gönüllünün aşkla karşılaşmasını konu alıyordu. Sokak çocuklarının, tiner bağımlısı çocukların suça meylinin ana haberlerde sıklıkla yer bulduğu dönemde dizinin rehabilitasyon ve hayata kazandırma önerileri dikkat çekmişti. “Onların” da çocuk olduğunu hatırlatan dizinin ekran ömrü uzun olmasa da akıllarda yer etti. Dizinin başrollerini Tan Sağtürk ve Yeşim Büber üstleniyordu, dizinin dillere dolanan şarkısı ise Erhan Güleryüz imzalıydı. Ayrıca projede gerçek sokak çocukları rol alıyordu. Dizi yayınlandığını dönem devlet baknı Nimet Çubukçu tarafından takdirle karşılanmış, dizi ekibi Başbakanlıkça ağırlanmıştı. Dizinin yönetmeni Hakan Mumcuoğlu’nun açıklamasına göre dizi devam etseydi çekim için kullanılacak vakıf binası sokak çocuklarına destek olunacak bir merkez olarak belediyeye bağışlanacaktı ancak olmadı.

güldünya
güldünya

Güldünya: Adını töre cinayetine kurban giden Güldünya Tören’den alan dizi, 2008 yılında Star tv ekranlarına geldi. Kadına şiddetin gittikçe arttığı gündem içinde sığınma evlerinin önemine dikkat çeken dizinin başrollerinde Erhan Emre, Sanem Çelik ve Songül Öden yer alıyordu. Hikâyede Sanem Çelik, bağımsız, şehirli, güçlü bir kadın olarak ekrana geliyordu. Çelik’in canlandırdığı Gizem Özsoy, uzak olduğu yaşamlara, kız kardeşinin yaşadığı tecavüz sonrası intihar etmesiyle yaklaşıyor, sığınma evlerini dolduran hemcinsleriyle tanışıyordu. Ömrü 5 bölüm olan dizinin senaristleri; Yıldız Tunç , Murat Lütfü , Mehmet Bilal , Ethem Yekta , Atilla Özel, yönetmeni ise Ömür Atay’dı. Dizi “Aile içi şiddet sorununu gündeme getiren bir ağıt, kamu vicdanını harekete geçirecek bir çığlık” olarak lanse ediliyordu.

bir istanbul masalı
bir istanbul masalı

Bir İstanbul Masalı: Başrollerini Ozan Güven, Ahu Türkpençe ve Mehmet Aslantuğ’un paylaştığı dizide Selim ve Demir’in annesi Behiye Hanım’ın koruyucu ailelik girişimleri dizide geniş yer bulmuştu. Ayşe adlı bir kız çocuğu Arhan ailesine katılırken yasal prosedürler kadar duygusal açmazlar da dizide yer edinmişti. Sosyal pek çok konuya parmak basan dizi Türkiye’de ilk kez karikatür olmayan bir gay karakteri (Zekeriya) ekrana taşırken, cinsel yönelimini açıklaması üzerine baskı hissetmesi detayına kadar senaryoda konuya yer ayrılmıştı. Ayrıca dizide İsmail Hacıoğlu’nun can verdiği Ozan da sağır bir kıza aşık olmuş, işaret dili kullanımı ve sağır birinin yaşadığı zorluklar hikaye içinde anlatılmıştı. Dizinin senaryosunu Sertaç Ergin, Neşe Şen, Gökhan Horzum, Gaye Boralıoğlu ve Aydın Üredi kaleme alıyordu.

suskunlar
suskunlar

Suskunlar: Pozantı cezaevinde çocukların yaşadıkları, maruz kaldıkları şiddeti hatırlamamak elde değil. İşte tam da o dönemde ekrandaydı Suskunlar. Dört yakın arkadaşın kaza sonucu hapse girmesi ile başlayan hikaye yıllarca süren suskunluk ile devam ediyordu. Cezaevinde tecavüze uğrayan, darp edilen, işkenceye maruz kalan çocukların intikamı dizinin ana konusunu oluştururken çocukların yaşadıkları ekrana getiriliyordu. 2 sezon süren projenin başrollerini Murat Yıldırım, Sarp Akkaya, Güven Murat Akpınar, Aslı Enver, Berk Hakman ve Pelin Akil paylaşıyordu. Pınar Bulut ve Anıl Eke’nin kaleme aldığı dizi şiddet sahneleriyle tartışma yaratmış, gerçekle yüzleşmeye aracı olmuştu.

sahra
sahra

Sahra: Serkan Emiroğlu… O Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi. Sahra dizisinde Mithat’ın down sendromlu kardeşini canlandıran Emiroğlu gerçekten de down sendromluydu. Başrollerini Arzum Onan ve Serhat Tutumluer’in canlandırdığı dizide genç oyuncunun başarılı performansının yanı sıra down sendromu hakkında bilinçlendirici detaylar da dikkat çekiyordu. Ayça Mutlugil, Nuran Devres ve Nuray Uslu’nun kaleme aldığı dizinin konusu şöyleydi: Dizide üvey kardeşi Nil’in (Neslihan Yeldan) planladığı korkunç bir kazanın ardından herkesin öldü sandığı Sahra’nın (Arzum Onan) iyileştikten sonra Türkiye’ye dönmesi ile kocası Sinan (Okan Şenozan) ve üvey kardeşinden intikamı konu alınıyordu. Sahra yıllar sonra Mithat (Serhat Tutumluer) ile yeniden aşka kapılarını açıyordu.

Uçurum Dizisi
Uçurum Dizisi

Uçurum: Yabancı kadınların Türkiye’de seks işçiliğine zorlanması, şiddet görmesi ve borçlandırılarak pasaportlarına el konulması ana haberlerin gündemlerini arasında arka sıralarda yer alıyordu. Uçurum ise konuyu prime time kuşağına taşıdı. Dizide Moldova’dan İstanbul’a çalışmak için gelen doktor Eva ve kardeşi Felicia’nın, Yaman’ın yönettiği fuhuş çetesinin eline düşürülmesi ve buradan bir şekilde kaçan Eva’nın kardeşi Felicia’yı kurtarmaya çalışması anlatılıyordu. Diziyi Kerem Deren yazıyordu. Atv ekranlarına gelen projenin başrollerinde Mehmet Ali Nuroğlu, Lavigna Longhi, Funda Eryiğit, Esra Ronabar,Erdal Yıldız, Denise Capezze, Birkan Sokullu ve Selçuk Yöntem yer alıyordu. Dizinin yönetmenlerinden Ali Bilgin bazı sahneleri çekerken acı çektiğini itiraf etmiş ve dizinin aynı zamanda bir sosyal sorumluluk projesi olduğunun altını çizmişti.

Türkan: Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin kurucusu, Prof. doktor Türkan Saylan’ın hayatını konu alan dizi yalnız hastalıkların toplumsal algısını değil, kadınların okutulması konusunda da sosyal sorumluluk üstleniyordu. Ayşe Kulin’in Tek ve Tek Başına Türkan adlı eserinden esinlenilen projenin başrollerinde Pınar Öğün, Uğur Polat ve Özgürcan Çevik yer alırken senaryosu Oya Yüce imzası taşıyordu. Ergenekon operasyonu kapsamında evi aranan ve dernek yetkilileri gözaltına alınan Türkan Saylan’ın dizisi de 26 bölümde ekrana veda ederken sinema filmi olarak beyazperdede bir nev-i final yapmıştı. Dizide Berivan adlı çocuk Türkan Saylan tarafından okutuluyor, lepralı hastalar tecrit uygulamasından kurtularak insan haklarına uygun şartlarda tedavi altına alınıyordu.

küçükgelin

Hayat Devam Ediyor/Küçük Gelin: Her iki dizi de çocuk gelin sorununa parmak basıyordu. Hayat Devam Ediyor’un senaryosunu Mahsun Kırmızıgül kaleme alırken başrollerini Meltem Miraloğlu, Fikret Kuşkan gibi isimler paylaşıyordu. Dizi reyting rekorları kırarken dizi yalnız cinsel istismarı değil, aile içi şiddet konusunu da gündeme taşıyordu. Dizinin oyunlarından Şenay Gürler “Bu sorunda çözüm arayışında bulunmak sadece bir kamusal görev değildir aynı zamanda insanlık görevidir.” açıklamasında bulunmuştu. Küçük Gelin ise Samanyolu TV’nin adeta reyting kozuydu. Kanalın kapanmasıyla yayın hayatı sona eren dizinin senaryosu Erkan Çıplak tarafından kaleme alınıyor, başrollerde ise Çağla Şimşek, Barış Çakmak, Bengi Öztürk ve Arda Esen bulunuyordu.

kayıp-sehir

Kayıp Şehir: Birden çok toplumsal sorunu gündeme taşıyan bir diziydi. “Öteki” bir çok kişiyle empati kurulması için emek harcamıştı. Seks işçiliği yapmış bir başrol vardı, iç göç yaşayan bir aile ise ikinci odaktı. Ailenin dedesi 6-7 Eylül hikayesinin de aktörüyken, Rum bir kadınla aşkı işleniyordu. Transeksüel bir karakter dizide marjinalleştirilmeden ekrana taşınırken daha ilk bölümde arabadan atılıyor, şiddetin nasıl meşrulaştırıldığı sorgulanıyordu. Dizide afroamerikan bir genç olan Daniel, “beyaz” bir genç kadına, Seher’e aşık olmuştu. Seher’in bu ilişkiden hoşnut olmayan annesi ise Daniel’ı polise ihbar etmiş. Genç adam polis kurşunuyla hayatını kaybetmişti. Daniel’ın ölümü üzerine dizinin senaristlerinden Murat Uyurkulak twitter hesabından kamuoyunca tepki uyandıran Festus Okey davasına gönderme yapıldığını ilan etmişti. Dizinin senaryosu Yıldırım Türker, Murat Uyurkulak, Seray Şahiner, Tuğrul Eryılmaz, Yelda Eroğlu imzalıydı. Dizinin başrollerinde Gökçe Bahadır, Nik Xhelilaj, İlker Kaleli, Nazan Kesal ve Uğur Polat yer alıyordu.

parampara-organ

Paramparça: 3 – 9 kasım tarihleri arasında gerçekleşen organ bağışı ve nakli haftasına bazı sahneleriyle destek veren Paramparça dizisi sosyal medyada da çok konuşuldu. Dizide Nuray’ın beyin ölümü gerçekleşmesiyle ailesi organlarını bağışladı. Uzun süredir doktorların organ nakli yapılması gerektiği uyarılarını göze alan Nuray’ın ailesi bu işe onay verdi ve Nuray’ın kalbi Deniz’in annesi uzun süredir kalp rahatsızlığı olan Nergis’e takıldı. Erkan Petekkaya, Nurgül Yeşilçay, Ebru Özkan, Barış Falay gibi isimlerin başrollerini paylaştığı dizi, Yıldız Tunç tarafından yazılıyor.

kasaba dizisi

Kasaba: Antakya’da çekilen dizi, mezhep ayrımını ve mezhepler üzerine nefret söylemini eleştirerek ilk kez ekrana taşıyordu. Neşe Cehiz , Mümtazer Türköne , Mine Baysan , Bilal Babaoğlu , Korhan Günay , Didem Ayberkin’in kaleme aldığı dizinin ömrü pek de uzun olmadı. Lale Yavaş, Murat Ünalmış, Talat Bulut’un başrollerini paylaştığı dizi Alevi bir işçi lideri olan Haydar Yağmur’un kasabaya gelmesiyle başlamış, mevsimlik işçilerin dramını da gözler önüne sererek izleyiciyi 60’lı yıllara götürecekti. Ancak ömrü vefa etmedi… Dizinin bitiminin ardından Alevi Bektaşi Federasyonları ‘kırk yılda bir bizimle ilgili bir iş yaptınız onu da kaldırdınız’ açıklamalarıyla gündeme geldi.

fatmagül

Fatmagül’ün Suçu Ne?: Vedat Türkali’nin aynı adlı romanından ekrana taşınan, senaryosunu Ece Yörenç ve Melek Gençoğlu’nun kaleme aldığı dizide tecavüz mağduru bir kadının mücadelesi konu alınıyordu. Dizi oyuncuları katıldıkları cinsiyet eşitliği projeleri ile dizi süresince konuya dikkat çekti. Dizideki hukuk mücadelesi, kadına şiddete karşı eylem sahneleriyle de desteklenirken, dizideki tecavüz sahnesi ise çokça tartışılmış ve şiddet eleştirilirken estetikleştirildiğine dair eleştiri okları diziye yöneltilmişti. RTÜK, Kanal D’de yayınlanan dizinin 1. bölümdeki sahneleri cezalandırırken, dizinin ikinci kez yayınlandığı Kanaltürk TV’de kesilmiş sahneler ekrana gelmesine rağmen koruyucu sembol kullanılmadan şiddet etkisinin devam ettiği gerekçesiyle yine ceza uygulanmıştı.

poyrazkarayel

Poyraz Karayel: En çok sosyal mesaja yer veren dizilerden biri de Poyraz Karayel… Dizide bugüne kadar fast fooda hayır, geçim derdi, çocuğa şiddete hayır, hayvan sevgisi, sermayenin eşitsiz dağılımı, uyuşturucuya hayır gündemleri ekrana geldi. Ethem Özışık’ın kaleme aldığı dizinin başrollerinde İlker Kaleli, Burçin Terzioğlu ve Musa Uzunlar yer alıyor. Dizide Celil Nalçakan’ın canlandırdığı Zülfikar karakterinin bol sosyal mesaj içeren tiradları da dikkat çekiyor.

son-cıkıs

Son Çıkış: Uyuşturucunun zararları üzerine yazılan senaryosuyla dikkat çeken dizi TRT1 ekranlarına geldi. Farklı yaş gruplarından gençlerin uyuşturucu ile imtihanını konu alan dizide Furkan Palalı, Sultan Ulutaş, Tolga Güleç, Dolunay Soysert, Deniz Barut, Orçun Koray Kaygusuz ve Hakan Vanlı rol aldı. Yeşilay Bilim Kurulu Üyelerinin desteğiyle senaryosu hazırlanan dizide Fatih Özcan ve Ekin Pandır imzası bulunuyordu. Ancak dizinin ömrü beklenenden çok daha kısa oldu.

Yazı ilk olarak mart 2016’da Dipnot Tablet Dergi’de yayımlanmıştır. Dergi ios ve android storelardan indirilebilir.

NEDEN GECENİN “KRALİÇESİ” OLAMADI?

Gecenin Kraliçesi final kararı aldı. Dizinin ilk bölümünün ardından yazdığım ve Dipnot Tablet’te yayınlanan “NEDEN GECENİN “KRALİÇESİ” OLAMADI?”  başlıklı yazım sizlerle… (Yazıda adı geçen bir diğer dizi Acı Aşk’ın da final yapacağı konuşuluyor)

Geçtiğimiz haftalarda yayına başladı ve maalesef ses getiren tanıtımlarının vadettiği başarıya ulaşamadı. Dizi birinci bölümüyle ABC1 kategorisinde 4.22 reyting alarak 7. sırada yer alırken, 2. bölümüyle 5.61 reytingle 5. sırada kendine yer buldu.

gecenin-kralicesi-sahnesi-buyuleyecek

Dizinin beklenen başarıyı elde edememesi neden derseniz özetle:

  • En önemlisi: Evli olan erkeğin başkasına olan aşkına çoğu ev kadını olan izleyicinin inanmasını beklemek biraz ütopik bana kalırsa… (Saklı kalan hezimetini hatırlayınız)

  • Kartal ve Selin’in tek gecelik aşkı inandırıcı değildi, bir günde Ferhat ile Şirin oldular… İnanmadığımız aşkın rövanşını nasıl/neden izleyelim?

  • Dizi romantik komedi olarak başlayıp Aşk-ı Memnu olarak bitti. Atmosfer ve anlatım yönünden tutarsızlık var, senarist değişiklikleri kadar kafa karışıklığı da bu sonucu doğurmuş belli ki.

  • Uğur Polat’ın Ulan İstanbul’daki heyecanı belli ki bu dizide yok. Son dakika dahil olduğu kadroda belli ki usta oyuncu rolüne yabancılaşıyor ve bu her sahnede belli oluyor. Keza Ntv’de katıldığı programda da rolü aylar önce reddettiğini, sonra yönetmenler Taylan Biraderler’in çabaları sonucu hikayeye inandığını belirtti.

  • Aynı hikaye henüz geçen aylarda başlayan Acı Aşk’ta da anlatıyor, ayrıca Gülpare’den Bir İstanbul Masalı’na kadar şimdiye kadar pekçok kez işlendi. Sürpriz yok…

DİZİLERİN YENİ GÜNDEMİ: EVLİLİK AŞIK OLMAYA ENGEL Mİ?

Detaylara girersek, her sezon benzer konulu diziler ekranda türüyor malumunuz, bu sezon bu şerefe nail olan konu evli erkeklerin aşkları… Star tv ekranlarına gelen, başrollerini Meryem Uzerli, Murat Yıldırım ve Uğur Polat’ın paylaştığı Gecenin Kraliçesi ile Show tv’de yayınlanan Seçkin Özdemir, Sezgi Sena Akay, Selin Şekerci ve Alperen Duymaz’ın başrollerinde olduğu Acı Aşk dizileri neredeyse aynı hikayeyi konu alıyor.

Evli olan ancak bunu sevgilisinden gizleyen erkeklerin hezimetini konu alan iki dizide de kadınlar evli erkeğin yaşadığı eve başka birinin kolunda giriyor. Gecenin Kraliçesi’nde Meryem Uzerli’nin canlandırdığı Selin, sevgilisi (Murat Yıldırım) Kartal onu terk ettikten sonra hamileliğini öğrenmiş ve çocuğu ile beraber Kartal’ın kayınnpederi Aziz (Uğur Polat) ile ilişkisi vasıtasıyla eski sevgilisi ve çocuğunun babasıyla yüz yüze geliyor. Acı Aşk’ta da aynı denklem evli erkeğin (Seçkin Özdemir) kayınbiraderinin karısı olarak eski sevgilisini (Sezgi Sena Akay) karşısında buluyor. Gecenin Kraliçesi’ni Acı Aşk’ın önüne geçiren ise karakterizasyon ve cast farkı…

Yıllar önce aynı benzerlik tartışması Ihlamurlar Altında ve Acı Hayat dizileri için yapılmış hatta konu yargıya taşınmıştı. Aslında Acı Aşk’ta da Gecenin Kralçesi’nde de anlatılan yabancı olduğumuz bir konu değil, Gülpare, Bir İstanbul Masalı, Aşk-ı Memnu gibi dizilerde benzer çatışmaları izledik, özgün olduğunu da iddia etmiyorum zira Acı Aşk, Kore dizisi Bad Love uyarlaması. Sezon başında aynı konunun atv’de yayına hazırlanan Beyaz Gece dizisi için de anlatıldığını söylemem gerek, dizi askıya alınmıştı. İyi ki o dizi iptal olmuş zira ne Gecenin Kraliçesi ne de Acı Aşk beklenen çıkışı yapmış değil.

İki dizi de şu an için zirvede olmak yerine gün dolduruyor. Neden derseniz bence çok açık, ne olursa olsun ikinci kadının aşkı konu ediliyor. Evli olan erkeğin başkasına olan aşkına çoğu ev kadını olan izleyicinin inanmasını beklemek biraz ütopik bana kalırsa. Umarım ki yanılayım… Ne dersiniz sizce aşk evlilik engelini aşacak mı, diğer bir deyişle hikayeleri birbirini andıran iki dizi tutacak mı?